8 Kasım 2013

Ben böyle arkadaş istemem!




Ben 13 yaşımdan bu yana hikaye yazıyorum. Hani hakkımda sayfasında da dedim ya yatarım müzik dinleyerek hayal kurarım sonra da onları yazıya dökerim diye işte öyle yapıyorum. bu yazdığım hikayeleri 7. sınıftayken falan hep okulda okurdum. türkçe öğretmenim sağolsun beni çok desteklerdi yazmayı bırakmamalısın falan derdi. Arkadaşlarımda beğenirdi. Gerçektende yaşımdan çok daha büyük birinin kullandığı cümleleri yazıyorum. Hiç aşık olmadım aşk nedir ne değildir bilmiyorum ama aşkla ilgili yazdıklarım çok beğeniliyo. Nasıl yapıyorum bunu bende bilmiyorum ama cidden yazarlık benim doğamda var. yazarlık/gazetecilik benim en büyük tutkum.
ortaokuldayken yazdığım hikayeleri sınıfımda okurdum. kimi aşk ,kimi arkadaşlık ,kimi evlat ,kimi akraba ilişkili temalarım olurdu. hep aklıma ne gelirse ne eserse onu yazardım. sonu da çok değişik olurdu. adam tam evlenecek savaşa giderdi mesela. ya da bi hayatın geçmişinde çok derin yaralar olurdu taa 99 depreminden kalma.
ama 8. sınıftayken o türkçe öğretmenim gitti ve yeni bi öğretmen geldi. tamam o hocamı da çok seviyorum o da beni çok seviyor(hangi okulda olursam oluyum türkçe/edebiyat öğretmenlerinin hemen gözüne girerim. öyle ki bugün kültür&edebiyat klübünün başkanı bile seçildim. 10-11-12 ler dururken.) ama elbette diğer hocanın yerini tutmaz. işte bu yeni hoca gelince yazmayı bıraktım doğrusu. aslında aklımda şu anda bile bir  çok  hikaye var ama yazmıyorum. üşeniyorum. neden diye sorarsanız inanın bende bilmiyorum. eskiden ne güzel  hevesliydim. hala da öyle ama iş yazmaya gelince üşeniyorum. inşallah bu üşengeçlikten kurtulurum.



aslına bakarsanız üşengeçlik falan değil ben kendimi kandırıyorum. geçen sene 3 hikayemle birlikte bi yarışmaya katıldım ama kazanamadım. ondan sonra bıraktım yazmayı. gerçek bu. ve tekrar yazasım gelmiyo. insanlar beğenmiyo diye düşünüyorum. o zamanlar 14 yaşında olan bi çocuğun yazdığını kim beğenir ki? kendime olan inancımı kaybetmiş durumdayım. (arkadaşlarım(!)da sağolsunlar)
Neyse ben asıl anlatacağım konuya geçiyim. işte bugün bizim coğrafya ödevimiz vardı. izohipslerin özelliklerini 2 defa kağıda yazacaktık. ödevimi yine okulda yaparım diye yapmadım.. dün akşamdan çantamı hazırladım ve ek olarak kağıt dolu olan bi poşet dosya koydum çantama. o poşet dosyadaki kağıtların arasında bi hikayemde vardı. en son yazdığım ve yarışmaya katıldığım hikayem.
okulda coğrafya ödevimi bitirdim. edebiyat dersindeydik. ben en önde bi bebeyle birlikte oturuyorum arkamda da en yakın 2 arkadaşım oturuyo. hoca daha dersteyken bi kağıda ''hikayelerimden birini yanımda getirdim. sizce hocaya veriyim mi?'' yazıp arkamdaki o arkadaşlarıma verdim.
daha önce bi yayın paylaşmıştım. Hikaye yazdım adı yok diye ama sonra kaldırdım. eğer onda okuduysanız hatırlatıyım okumadıysanız söyleyim;
okulun ilk haftasıydı ya da ikinci haftasıydı hatırlamıyorum ama biz samimiyeti kurmuştuk. işte konu kitaplardan açıldı ve bende hikaye yazdığımı ilk o zaman söyledim. yazdığım hikayelerden birini de youtube a atmıştım. hikayenin adını söylemeyim. zaten adı yok. ama youtube a eklerken bi isim şart oluyo tabi. o yüzden  saçma sapan bi isim koydum ama gerçekten saçmaydı. hikayeyi açmadan önce adını söyledim baya bi güldüler. pek umursamadım. dedim haklılar. saçma bi isim zaten. neyse sonra hikayeyi açtım. hikayeyi youtube a eklerken arka fona bi müzik koymuştum. Farid Farjad- Fikrimin İnce Gülü keman melodisini koymuştum. hikayeyi açınca o müzik çalmaya başladı ve arkadaşlarım hikayemi umursamadılar. sadece güldüler ve güldüler..
inanın o an utancımdan yerin dibine girmek istedim gerçekten çok üzüldüm. ben o kadar emek veriyim onlar dalga geçsinler. ama yinede bozuntuya vermedim aldım telefonu ellerinden telefonun sesini kıstım. alın adam akıllı okuyun dedim. tabi o an kahkahalarla gülmeyi ve alay etmeyi sürdürüyorlardı. telefonun sesini kısıp verince bu defa kendi ağızlarıyla o melodiyi yaptılar ve yine güldüler. oysa ben beğeneceklerini düşünmüştüm. beni bu kadar küçümseyip alay edeceklerini emeğimi umursamayacaklarını güleceklerini hiç düşünmemiştim. lise güzel olur diyordum ama hiç sandığım gibi olmadı. sonra bozulduğum anladılar heralde. alıp adam gibi okudular ama iş işten çoktan geçti benim için. çok beğenmişler. sınıfımızın yazarı oldu diye konuşuyorlardı. gerçekten beğenmişler bende fark ettim ama öyle gülmeleri inanın beni çok üzdü ve asla unutmayacağım. sonra da zaten bu konuyla ilgili dalga geçmeyi sürdürdüler. ne zaman konuyu hikayelerimden açsam hep bunu yüzüme vurdular.
her neyse işte hatırlattım ve anlattım şimdi asıl anlatacağıma dönüyüm;
edebiyat dersindeydik. ben en önde bi bebeyle birlikte oturuyorum arkamda da en yakın 2 arkadaşım oturuyo. hoca daha dersteyken bi kağıda ''hikayelerimden birini yanımda getirdim. sizce hocaya veriyim mi?'' yazıp arkamdaki o arkadaşlarıma verdim. önce biri aldı kağıdı. tam bişey yazcakken yanındaki aldı ve
''alayettiklerihikayeninadı gibiyse verme :D'' yazdı ve bana verdi. kağıdı buruşturdum masanın üstünde duran hikayeyi aldım çantama koydum. gözüm nasıl doldu anlatamam. hoca karşımda ders anlatıyo ben ağlamamak için kendimi zor tutuyorum. arkadaş üzüldüğümü fark edince arkadan dürtmeye başladı hiç dönmedim. sonra yanındakine küstü kız bana dedi. ama o hoca ders anlattığı için dinlemedi. hoca anlatacağını bitirince ikisi birden arkadan dürtmeye başladılar beni ben masanın üstüne yattım. özür diliyo ,şaka yaptım falan diyo ama öyle şaka da olmaz yani. gerçekten çok üzdü beni.  bak yazarken bile dudağım titremeye başladı inanın. ne demek ya? sen o kadar yaz emek ver onlar saçma bi ad yüzünden emeğinle alay etsinler. bi de sözde en yakın arkadaşların! en son o alay etmeyen arkadaşım ''bakmazsa ölümü öp'' dedi. baktım. ama 1sn. sonra yine döndüm. o arada bunlar çantamdan hikayemi almışlar. zil çalmıştı. hoca bizim sınıfın önünde başka bi hocayla konuşuyodu. o alay etmeyen arkadaşımda ''lütfen verme bitmedi daha. çok kötü o lütfen verme'' diye yalanlar sıkmaya başladım ama o gitti hocaya verdi. bende peşinden gittim. o beni küstüren kızda merdivenin başında bize bakıyo. neyse işte hoca aldı kağıtları.
''Güneş uzun zamandır izliyorum zaten seni. seni kültür&edebiyat klübünün başkanı yapmayı düşünüyorum. toplantıda seni seçeceğim. sen kendine yardımcı ,yazıcı falan da seçersin. okuldaki panoları falan düzenleriz. tarih belirleriz o tarihlere göre panolar hazırlarız ,arada bi köşe falanda yaparız böyle şiirler etkinlikler falan'' dedi. tabi ben o anda mutluluktan uçuyorum. okul gazetesi gibi bişeyin başkanlığına getirildim lan! okul gazetesi! gazetecilik hedefime doğru ilk adımımı bu sayede atmış oldum. ben mutlu  oluyorum o hikayeyi veren kız benden de mutlu oluyo. onu gerçekten seviyorum çok iyi bir arkadaş. zaten hani kağıdı ilk o aldı dedim ya. ''ver'' yazcakmış kız sadece. ama o diğeri öyle yazınca işler biraz değişti işte. sonra hoca hikayeyi aldı gitti. bizde o kızla sınıfa doğru çıkıyoduk. bizim sınıfın önüne geldik o alay eden kız trip atmaya başladı. umursamadım gittim yerime oturdum kitap okumaya başladım. sonra o hikayemi veren ,alay etmeyen arkadaş var ya hani o beni dürttü arkadan ve ''Güneş kız bize küstü bişey yap'' dedi. kıza doğru döndüm;
''noldu yoksa biri emeğinle mi alay etti?'' dedim döndüm. öyle dedikten sonra da zaten hiç konuşmadık. barıştırmaya çalıştılar ama barışmadım.
ya tamam şimdi bana ''bi şaka yapmış büyütme bu kadar'' diyebilirsiniz. ama kendinizi benim yerime koyun. biri sizin emeğinizle ilgili şaka yapsa ne hissedersiniz? üstelik eşek şakası! ilk okuduğundan beri alay edip duruyo zaten. her fırsatta yüzüme vuruyo. bi şeyi bin defa yaparsan o artık şakalıktan çıkar!
ben çok çabuk alınırım ve küserim. çokta çabuk affederim. ama bu yapılanları ömür boyu unutmam.. artık o ne yaparsa yapsın benim gözümde eski değerini kazanamayacak. affetsemde hiç bir şey eskisi gibi olmayacak. ki uzun bir süre affetmeyi düşümüyorum.. ben böyle arkadaş istemem!


lütfen sizde bu konuyla ilgilii ne yapabilirim fikir verin. inanın ne yapacağımı bilmiyorum. çıkmazdayım. ama lütfen yorum yaparken kendinizi benim yerime koyun. siz ne yapardınız böyle bi durumda?



EKLEME
Bu yazıyı paylaştıktan sonra telefonuma bi baktım ki o küstüğüm arkadaşım 57 tane mesaj göndermiş. Beni istemeden kırdığını yazmış. normalde ona küsen kişilere hiç mesaj atmazmış. ama ben farklıymışım. bi bakarmış karşısındaki konuşmazsa hiç sesini çıkarmazmış. trip attığından değil ,kendine kızarmış o sırada. en çokta bilmeden incittiği kişiler için. şakasına öyle yapmış. senin önünde çok iyi bir gelecek var. şimdi bile çok iyi yazıyosun ilerde ne kadar başarılı olursun sen düşün yazmış. ama ona kimse destek olmuyormuş ailesi ,öğretmenleri bile. benim bir hayalim hedefim varmış. onunda var oyuncu olmak. ama o kendine pek inanmıyormuş. ailesi bile desteklemiyomuş ama bende özgüven varmış ve herkes beni destekliyomuş. tüm arkadaşlarım da beni şimdiden destekliyolarmış. özür diledi ve ister affet ister affetme yazdı. ağlayarak okudum bu mesajları. bende ona yaptıklarının beni ne kadar üzdüğünü ,yeniden eskisi gibi hikaye yazabilmem için morale ihtiyacım olduğu anda özgüvenimi yok ettiklerini beni çok kırdıklarını onu affettiğimi ama hiçbir şeyin eskisi gibi olamayacağını söyledim ve ekledim;
eğer sen bana şu morale ihtiyacım olduğu günlerde destek olup istediklerimi verebilseydin hep lafını ettiğimiz benim yazıp senin oynayacağın o oyunu gerçekleştirebileceğimi söyledim. ama artık kendime gerçekten özgüvenim kalmadı. bu söyledikleri bile beni eski halime döndüremez ,kalbim kırıldı bi kere. artık başkasının yazdığı oyunlarda oynaman gerek ben artık yazarlığı bıraktım dedim. ama oyuncu  olma hayalinde ben her zaman sana destek olurum ,ben sana inanıyorum sen de kendine inan ve asla benim yaptığım gibi başarısız olduğunda pes etme. tekrar dene. ben sana gülmem. gülenlerin ağzına da 2 tane patlatırım. ben her zaman seni destekleyeceğim ve sana inanacağım dedim.
şu anda özetliyorum çok çok uzun bi mesaj göndermiştim. böyle bir şey yazmasını gerçekten beklemiyodum. onu affettim ama dediğim gibi bir daha benim gözümde eski değerini kazanamayacak ,hiçbir şey eskisi gibi olmayacak(bana göre) ,hikaye yazmayacağım ve asla yaptığım hatayı bir daha yapıp yazdığım hikayeleri onlara okumayacağım. cevap gelince yine ekleme yapıp anlatırım.
ama bunu gerçekten beklemiyordum o kadar sinirlenmiştim ki ona gözüm sadece yaptığı yanlışları görüyordu. ne yapmam lazım iyice çıkmaza girdim.


2 yorum:

  1. bence kalemin çok kuvvetli. İlerde çok iyi bir yazar olcaksın

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim ,inşallah olurum. En büyük hayallerimden birisi bu :)

      Sil