29.01.2014

Karar verdim; gazeteci olucam.

Zaten yıllardır söylediğim bir şey bu. Ama dün tekrar karar verdim. Benim kaderim gazetecilik.
Neden bilmiyorum ama gazetecilik benim kalbimin hızlanmasına sebep oluyor. Millet sevgilisini görünce ,korunca,üzülünce kalbi güm güm atar ,benimse gazeteci kelimesini duyunca. O yüzden diyorum ya zaten ''Galiba ben gazeteciliğe aşık olmuşum'' diye. Ama gerçekten öyle. İnternet ortamında olsun gerçekte olsun gazeteci kelimesini duyunca kalbim güm güm atmaya başlıyo ,karnıma bi ağrı giriyo ,isttesizce sırıtıyorum. Çok ciddiyim abartmıyorum. 2-3 sene önce 29 Ekim kutlamaları için Hipodrom'a gitmiştik. Çıkışta yanımdan bi gazeteci geçti ve o yanımdan geçerken ben öldüm. Nefes alamadım. Arkamı dönüp bir daha baktım. Tabi abi beni görmedi bile. İnşallah ilerde patronun olurum! Tipi de hala aklımda uzun saçlı ,gözlüklüydü. kirli sakalı vardı. Seni bulucamm!


Şimdi diyeceksiniz neden dün tekrar karar verdin? Hemen açıklayım;
Sevgilimden Son Mektup kitabını bitirdim. Orda Ellie ve Anthony'yi okurken ağzım kulaklarımdaydı. Dün yemek bile yemedim. Tamam yedim ama hemen hızlı hızlı 2dk da yemeğimi bitirip kitabımın başına döndüm. Ve nihayet sonunda bitirdim. Ellie'ye o kadar çok özendim ki anlatamam. Ve tabi ki Jennifer'a.


Kitabı okurken ''acaba ilerde beni de bu kadar seven biri çıkar mı?'' diye düşünmeden edemedim. Ama yok ya hiç zannetmiyorum. Bugüne kadar ne Anthony ne de Rorry gibi birini tanımadım ,görmedim.

Hayatımda bir Anthony O'Hare yok. Rorry'de yok. Hatta John bile yok!

Şimdi bunu itiraf etmeye çekiniyorum ama ben şöyle bir şey yaparım ;kitabımı okurum sonunda ağlarım. Kimse beni bu kadar çok sevmiycek diye. Ama gerçekten öyle aşklar meşkler anca kitaplarda olur. Aşk dedikleri şeye hiç inanmıyorum ama bilmekte istiyorum. Sonra diyorum değmez. Ama yine de insan merak ediyor. Hani böyle derler ya ''sevilmek''. İşte onu bilmiyorum. Tamam ailem ve arkadaşlarım var. Hepsi beni seviyor ama aşk başka. Herkesi sevebilirsin ama yalnızca birine aşık olursun. Edebi kişiliğim yine konuşmaya başladı.

Hazır edebi kişilik demişken şunu da anlatıyım;
Hakim sürekli benimle uğraşır. Sadece benimle değil sınıftaki diğer kızlarla da uğraşır. Hani ben hikaye falan yazıyorum ya hikayemi isteyerek okuyan tek kişi Hakim. Elimde kağıt görünce yeni hikayemi yazdın der ve alır okur. Ben peşinden koşmam oku diye. Hatta ben okuma dedikçe ısrar eder. Gerçekten okur ve yorum yapar. O yüzden Hakim'i ayrı bi seviyorum. Neyse şunu söyleyim siz benim buraya yazdıklarıma bakmayın. Yapıyo ,ediyo diye yazıyorum. Ama hikayelerimde gerçekten ustaca bir dil kullandığımı düşünüyorum. Buraya yazarken aklıma gelen her şeyi yazıyorum. Hikaye yazarken de öyle ama kelimeler konusunda daha seçici davranıyorum elbette. Ama aslında böyleyim. Mesela Hakim bana seslenir ''Güneş?'' diye. ''Ne'' derim. Evet öyle de odunum. Hakim bana şöyle bi bakış atar ''Hiç hiç hiç yakıştıramadım. Senin gibi bir edebi kişilik. Ayy yok git. Ne? diyo. Bi efendim der dimi insan?'' diye uğraşır benle. Ama öğreniyorum. Artık efendim demeye başladım. Yani şunu söylemek istiyorum aslında normal sıradan bi kızım ama hikaye yazarken kendimden geçiyorum. Hikaye yazarken kaJJu gidiyo ,yerine bi Jojo Moyes geliyor. Ama arkadaşlarım sağolsun artık hikaye yazmayı bıraktım. Yazmayı da düşünmüyorum. Hakim'den başka kimse hikayemi isteyerek okumuyo. Aslında Hakimin benim hikayelerimi sevdiğini düşünmüyorum. Hakim okumayı çok seviyor. Arada benim hikayelerde kaynıyo diye düşünüyorum ama sonra yok diyorum. Hakim benim arkadaşım. O yüzden okuyor.

Son olarak eklemek istediğim bir kaç şey var;
1.'si uzun uğraşlar sonucunda bloga linkwithin yani Bunlar da ilginizi çekebilir: eklemeyi başardım. 3 gündür bunun için uğraşıyorum. Ve yaptıktan sonra kendime kızdım. Bu kadar basit miymiş? diye! Ama sonunda ekleyebildim. Size de tavsiye ederim.

2.'si Sevgilimden Son Mektup kitabını okumanızı kesinlikle tavsiye ederim!
3.'sü ve en önemlisi gazeteci tanıdığınız varsa tanıştırsanıza beniiiii!!! Noluurr:)) Ama hemen söylemeyin kalpten giderim


4 yorum:

  1. kitabı okuyup sonunda ağlamak niye? bence gazeteci ol sen :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben ''ileride kaza geçirip sakat kalırsam ,hayatımı yaşayamazsam'' diye ağladığım günleri hatırlıyorum :D
      Kesinlikle gazeteci olucam :)

      Sil
    2. hahahahah e tabi bu da ayrı bi paranoya :=))

      Sil