26.07.2017

Arkadaşlarla ilk tatil



Vay be, bakıyorum da 4 yıl önce bu blogu açan ve saçmalayan o şişko ve gözlüklü kız büyümüş. Hem de gerçekten büyümüş, arkadaşlarıyla tatile gidecek kadar büyümüş!
Tamam bu edebi girişten sonra asıl olaya geçiyim. 12 Temmuz 2017’de ilk defa arkadaşlarımla tatile gittik. Aslında pek tatil denemez(sebebini az sonra anlayacaksınız); Ben en iyisi olayı en başından anlatıyım:
8 Temmuz’da arkadaşım olan Sinsi’nin doğum günüydü. Evet takma adı Sinsi, zaten telefonumda bile öyle kayıtlı ,her neyse 8 Temmuz’da Sinsi’nin doğum gününü kutlamak için 4 kafadar buluştuk. Ben, Sinsi, Esmer ve Kuzucuk(sürekli kuzucum diye hitap ettiği için takma ismi kuzucuk). Buluştuk ,yemek falan yedik daha sonrada pasta kesmek için Ankara Üniversitesine gittik. Neden Ankara Üniversitesi? Hemen söyleyim çünkü Ankara Üniversitesi’nin Tandoğan(Yeni ismi neydi hatırlayamadım) kampüsünde muhteşem bir cafe var. Ağaçların yeşilliklerin içinde oldukça ezoterik bir cafe.(isteyenlere cafenin adını söyleyebilirim iletişime geçmeniz yeterli) Her neyse işte o cafede pastamızı kestik biraz kampüsün içini dolaştık falan sonra kampüsün içinde yürürken kumlu-taşlı bir yoldan geçtik. Hani şu tatil yerlerinde olur ya, böyle kumlu ve küçük küçük çakıl taşları olur, bisiklete binersin çıt çıt sesler çıkarır, parmak arası terlikle yürürsün ayağının altına taş kaçar. Öyle bi yol. Bu yol bizde inanılmaz bir tatil yapma isteği uyandırdı. Biz zaten okuldan bu yana tatil planları kuruyorduk, haziranda tatile bizim yazlığa gidecektik güya ama benim babam rahatsızlanınca gitmekten vazgeçmiştik. Ama o gün o taşlı yol sayesinde yeniden tatile gitmeye karar verdik. Ailelerimizde izin verince hemen ayın 12’sine biletlerimizi aldık.  Her şey öylesine bir anda oldu ki bizde şaşırdık, kendimizi elimizde valizlerle AŞTİ’de bulduk ve 9 saat süren yolculuğa başladık..
Ha bu arada tatile Esmer gelmedi, o ailesiyle gidecekti tatile o yüzden bizimle gelemedi. Tatile ben, Sinsi, Kuzucuk ve Kuzucuğun ikizi gittik. Bu arada kuzucuğun ikizi iyi ki vardı Allah ondan razı olsun, o olmasa bizi televizyonda görebilirdiniz: ‘’Tatile giden 3 kızın cesedine evdeki kir ve pisten hala ulaşılamıyor, polisler evdeki çöplerin yaydığı metan gazının patlama riskinden dolayı eve giremiyor!’’ Allahtan böyle bir şey olmadı çünkü Kuzucuğun ikizi vardı, evdeki çoğu işi o yaptı ve bir kere bile söylendiğini duymadım.
O mucizevi icat klimalı otobüsten iner inmez tatilin daha da zor geçeceğini anladık, çünkü indiğimiz anda o nem adeta bir Osmanlı tokadı gibi yüzümüze çarptı, nefesimiz bir anlığına kesildi.
4 kız, 4 kocaman valiz, tepede parlak bir güneş, havada inanılmaz bir nem, eve yürünecek 500m’lik bir yol+Sinsi’nin çenesi!! Durumu siz düşünün!
Öyle böyle derken nihayet bizim evin olduğu siteye vardık, binanın önüne geldik, Elde valizler söylene söylene eve çıktık, anahtarı çıkardım kapıyı açacağım anahtar girmiyor! Hava sıcak, kat daracık, elde valizler, kızların sinir bozuldu gülüyolar falan tam delirmelik ortam. zorla vura vura soktuk anahtarı ,anahtarı soktuk bu sefer anahtar dönmüyor. Hepimiz açmaya çalıştık açamadık. En son ben anahtarı öyle bi abandım ki e o da bi zahmet açıldı tabi. Nihayet eve geldik. Eve 2 yıldır gelen giden olmuyor e tabi her yer toz-pis içinde. Ama onu görecek halde değildik sıcaktan ve yorgunlutan ölmüştük, hemen gidip oturduk. Dinlendik ettik falan sonra dedik ki hadi gidip alışverişimizi yapalım, çıktık evden markete gittik. Allah aşkına bi insan markette ne kadar vakit geçirebilir? 45dk! Küçücük sahil kasabası, 6 gün kalacağız 40dk markette kaldık! Sinsi desen zaten her şeye muhalefet oluyor. Tam bir kabus gibiydi. Şimdi size soruyorum bir evin temel ihtiyaçları nelerdir? Salça, soğan, bulgur, makarna, yoğurt, domates, patates falan. Hani zaten 6 gün kalacağız. Bunlar bize yeter de artar diyoruz Sinsi hemen atlıyor ‘’Yaa kızlar saçmalamayın şunu alalım, onu bırakalım o çok gereksiz bu böyle o öyle’’ cır cır cır konuşup başımızın etini yedi! Bulgur alalım yaparız diyoruz bi söylenmeye başladı ki sanarsınız bulgur kızın anasını babasını vurdu, bulgura öyle bi düşmalık. Neymiş efendim çok gereksizmiş. Ahh ah hayatımın en zor alışverişiydi. Düşününce bile nefesim kesiliyo size öyle diyim. Neyse en sonunda 80tl’lik bir alışverişle marketten çıktık. Aldıklarımız ‘’yağ, nugget, pizza, bulgur,yağ, ketçap falan’’ Bunları aldık eve gittik yerleştirdik falan dedik evi temizleyelim. Ama hem yorgunluk hem üşengeçlik derken gideceğimiz gün temizledik evi :D Hayatımın en ilginç tatiliydi. Evi temizlemediğimiz için panjurlar falan kapalıydı, evin içi karanlıktı, salonu temizlemediğimiz için camını falan da açamadık evin içi esmedi, kirliydi. Bir garipti ya yani bizim evi hiç öyle görmemiştim.
Tatil boyunca pizza ve nugget yedik. Tatilin son günlerinde onları almaya paramız kalmadı biz de mecburen bulgur pilavı yemek zorunda kaldık. Bulgur pilavını Sinsi yaptı ve ben önümüzdeki 10 yıl boyunca bulgur pilavı yemek istemiyorum. Neden mi? Çünkü pilavı Sinsi yaptı ve biraz yağlıydı. Ne kadar mı? 3 SU BARDAĞI! Bulgurlar yağda yüzüyordu, dibi tutmuştu ve sipsiyahtı hayatımın en iğrenç manzarasıydı. Sinsi hariç hepimiz aç kaldık, nugget yedik. Tatil bitsin diye dua ediyorduk artık düşünün!
Ha bir de şöyle bir şey oldu: Ben Ankaradayken kızlara gideceğimiz yeri çok güzel anlattım, işte evin önünde kocaman park var, yürüyüş yolu var, cafe var, canlı müzik var, çarşıya çok yakın, denize çok yakın falan anlattım. Oraya bi gittik ,gittiğimiz yer ölmüş de ağlayanı yok. Yani 2 yılda bir yer ne kadar değişebilir? O dopdolu olan insan kaynayan parkta yeni bir korku filmi çekilir o kadar ıssız. Işıkları sönmüş, parktaki cafe kapatılmış yerine dernek açılmış! Çarşı desen tek bir insan yok, Sitenin içi desen ne bir çocuk ne başka bir kimse yok, tek tük insan var. Ulan insafsızlar hep birlikte toplaşıp yaylaya mı çıktınız?! Kızlara anlattığım yerle gördüğümüz yerin alakası yoktu. Kızlar yalan attığımı düşünmüş bile olabilir ama ben napıyım bende 2 yıldır gitmiyorum hem inanın ben onlardan daha çok şok oldum. O alıştığım şeylerden hiçbiri yoktu..
Bu arada 2 tane de köpeğimiz oldu, akşam üstü çarşıya gidecektik peşimize küçük bir yavru köpek takıldı,nereye gidersek oraya geldi. Hayır bir de köpeğe çok yüz vermemiştik, altı üstü biraz sevdik o da peşimize bi takıldı taa çarşıya kadar bizimle geldi. Bizde tabi tedirgin olduk. Yani yavru köpek ya başına bir şey gelirse,Allah korusun vebalini üstümüzden atamazdık. Zaten çarşıda doberman saldıracaktı ama dobermanın o tatlı, o kibar, o minnoş, o yakışıklı, o taş, o meteor sahibi gelip bizi uyardı köpeğiyle ilgili. Sinsi’de bende o adama aşık olduk. Adını bilmiyoruz ama Sinsiyle birlikte ona isim taktık. Mehmet Kağan. (psikopat değiliz)(sinsi psikopat olabilir)
Köpeğe gelince Allahtan çarşıda bizim sitede oturan bi aileyle karşılaştık da köpeği onlara emanet ettik.
Diğer köpek bildiğiniz kocaman kangal köpeğiydi. Hayır o niye peşimize takıldı anlamadık, sevmedik etmedik. O bizi ayrı bi tedirgin etti, çünkü hava karanlık saldırır falan Allah korusun, ama öyle böyle derken onu da atlattık.
Tatille ilgili anlatmak istediğim son bir şey var: bizim evi kiraya verecektik ve bir kiracı bulduk. Adam jandarmaymış ve 2 tane arkadaşıyla tutmak istiyormuş evi. Kuzucuğun sevgilisi var ama diğer üçümüzün sevgilisi yok. O yüzden işte biz bu jandarmalara aşık olduk(eğlencesine) Gece balkonda Mahmut Tuncer’den karşıki dağlar cenderme türküsünü açıp açıp söylüyoduk falan. Sonra ne oldu biliyor musunuz? Ankaraya dönerken, otobüsteyken bir jandarma beni instagramdan ekledi!Kızlar yolda bana karşıki dağlar cenderme türküsünü söyleyip durdu. Ben asosyal bi insan olduğum için telefonu bizim kızlara verdim benim yerime onlar jandarmayla mesajlaştı benmişim gibi, ben uyudum,  uyandığımda gördüm ki bunlar Ankara’da jandarmayla bana buluşma ayarlamış! Ulan Ankaradayken uyansaydım Allah bilir evli olurdum! Dedim madem iş ciddiye biniyor şu jandarmanın hangi takımlı olduğunu öğreniyim (Evet, Beşiktaşlılık benim için en önemli kriter). Sorduk çocuğa hangi takımlısın diye ‘’Tabi ki Galatasaray, sen?’’ dedi, ‘’Tabii ki Beşiktaş’’ dedim. Aklınca laf atmaya çalıştı ama kıçının üstüne oturttum sevgili cendermeciğimi.
İşte bir ilişkimde başlamadan bitti ama iyi ki bitti, Beşiktaş bi yana dünya bi yana oğlum!
İşte öyle böyle derken 6 günlük kabus ,pardon tatil, bitti. Şu an evimdeyim ve evimin gözünü seviyim!!
*Benden sonra Sinsiye ve Kuzucuğun ikizine de jandarma mesaj attı.(Allahtan başka bir şey istesek olacakmış)

0 yorum:

Yorum Gönder