10 Ocak 2018

Gerçek aşk bu mu?

Lütfen bana yol gösterin... 16 Ekim 2017 tarihinden bu yana birlikte olduğum birisi var. Gerçek adını yazmayacağım, burda ona kısaca O demek istiyorum.
Aynı üniversitede aynı bölümde okuyoruz. O 4. sınıfa gidiyor ve bu sene mezun olacak. Ve aramızda 4 yaş var.
Kendimi bildim bileli ağırbaşlı ve olgun bir insan oldum. Her zaman nerede durmam gerektiğini bildim, insanlara kendimi ağırbaşlılığımla ve benim farkında olmadığım kibarlığımla sevdirdim. Ama O bende ne buldu anlayamıyorum. 18 yıldır sevgilisi olmamış, yaşıtlarından iri(kemik yaşım 2 yaş ileri), gözlüklü, sivilceli bir tipim. Saçım kirpiğim kısa, gözlerim küçük, rengi desen kahverengi, insanlarla iletişimi zayıf, kendimden başkasını pek önemsemeyen, ilişkileri saçma ve vıcık bulan biriyim. Ben kendimi sevmezken onun beni sevebildiğine inanmıyorum ve bunu bir şaşkınlık ifadesi olarak söylemiyorum, çünkü gerçekten O'nun beni sevdiğine inanmıyorum.
Onu seviyorum ama bir yandan da ondan kaçıyorum, görmek bile istemiyorum. İlk başlarda sadece arkadaştık ve o zaman dahi sevdiğim halde görmek istemiyordum. Çünkü inanın bana bu işler çok uzak ve saçma geliyordu. Yani bir erkekle, bana ilgi duyan bir erkekle başbaşa oturup konuşmak... Sanki herkes bize bakıyor gibi hissediyordum ve hala da öyle hissediyorum.

Duygularım gerçekten çok karışık. Sevgilimi sevmemeye çalışıyorum, ona bağlanmamaya çalışıyorum, sevgilisinden çok kankasıymış gibi davranmaya çalışıyorum ve bunun bazı sebepleri var:

1. Utanıyorum. Evet neredeyse 3 ay oldu ama hala her buluşmamızda üstümde olan çekingenliğimi atamıyorum. Sanki herkes bize bakıyormuş gibi geliyor ve rahat edemiyorum.
2. Saçma geliyor. Birlikte zaman geçirmekten gerçekten keyif alıyorum ama birlikte zaman geçiren sevgililerin yaptığı şeyleri saçma buluyorum. El ele tutuşmak, sarılmak, sevgi sözcükleri... hepsi o kadar yapmacık geliyor ki! Yani bunlar olmadan olmaz mı? Olmuyor. Aşkım demek ağzıma yakışmıyor işte abi. Yapmacık yapmacık aşkım diyeceğime hiç demeyim daha iyi değil mi?
3. Üşeniyorum. Evet bazen yeri geliyor buluşmaya gitmeye üşeniyorum. Çünkü gittiğimde kendimi rahat hissedemeyeceğimi biliyorum. O'nun yanında gerile gerile oturacağıma evde oturmayı tercih ederim.
4. Korkuyorum. Bir gün beni bırakıp gitmesinden korkuyorum. Bu yüzden ona bağlanmamak için elimden geleni yapıyorum. ''Amaan olmasa da olur'' kafasındayım. Yani inanın bana yarın bana dese ki ''ayrılalım'' sadece teşekkür ederim. Üzülmem, ayrılık acısı çekmem.

Kendimi ondan uzak tutacağım derken sanırım onu artık sevmemeye başladım. 

Beni anlatıyor ha ne dersiniz?

Yanında değilken aklıma dahi gelmiyor. Telefonda konuşmaktan da çekinen birisi olduğum için sadece mesajlaşıyoruz.O mesajlaşmalarımızda dahi aşkım derken o kadar rahatsız oluyorum ki. Ya reelde de sanalda da yakışmıyor ağzıma öyle sözcükler.




















Birlikte zaman geçirmek istiyor, bana uzun ve aşk dolu mesajlar atıyor ama neden bilmiyorum onu bir türlü samimi bulamıyorum. Bana attığı aşk dolu mesajlara aynı dolulukta bir cevap yazınca sanırım hemen götü kalkıyor, tekrar kısa mesaj yazmaya, sanki 5dk önce o mesajı atan kendisi değilmiş gibi davranmaya başlıyor. Bir de bazen konuşurken benim sözümü kesiyor. Kendimi O'ndan soğutmaya çalışırken en çok bunlara sığındım. Şimdi diyeceksiniz ki ''Sen bu çocuğu sevmiyorsun'' evet haklı olabilirsiniz. Ben sanırım bir hata yaptım. O'na değil, O'nun farkında olmadan sahip özelliklere hayran oldum ben.

1. Benim yıllardır kurduğum hayallerdeki yakışıklı baş rolün ismi hep O'nun ismiydi. Küçüklüğümden bu yana evlendiğim insanın adının O olmasını, eğer olmazsa bile çocuğuma O adını koymayı istiyordum. Ama gelin görün ki artık çocuğuma O ismini koyamayacağım. 2 seçeneğim var: O'nunla evlenirim ve oğlumun babası o olur, oğluma O ismi koyamam veya O'ndan ayrılırım, eski sevgilimin adını çocuğuma koyamam.
2. Beşiktaşlı. Ki bu benim için nasıl bir anlam ifade ediyor bilemezsiniz. Kurduğum hayallerdeki O'da Beşiktaşlıydı. ve biz birlikte maçlara giderdik. Ama yine gelin görün ki o sadece Beşiktaşlı. Yani tanıdıkça anladım ki Beşiktaşlı değil. ''Ben Beşiktaşlıyım'' demek için takım tutulmaz. Beşiktaş bir yaşam felsefesidir ve o bu felsefeyi benimseyememiş.
3. Tarihçi. Benimle aynı ilgi alanı olan birisi. Aynı mesleği paylaşıyoruz ve tabii ki bu da benim aradığım bir özellikti.

Yani sizin anlayacağınız hayallerimdeki erkek hayallerimden çıktı ve şu anda gerçekten benim sevgilim ama ben hala mutlu değilim. Belki de bu hayallerimdeki adam aynı zamanda ben olduğum içindir. Yani her şeyimiz o kadar aynı ki belki de bana lazım olan bir farklılıktır...
Ben şu anda yaşadığımızın gerçek aşk olduğunu düşünmüyorum. Aşk bu kadar basit bir şey olamaz, sanırım biz sadece vakit geçiriyoruz... Nasıl olacak bilmiyorum.
Ne yapacağımı bilmiyorum, sizde gördünüz duygularım çok karışık... Lütfen bana bir akıl bir fikir verin, bana yol gösterin...

11 yorum:

  1. Canım yaaa, kafan bayağı karışmış anladığım kadarıyla ve bu yaşlarda doğal:)))işin uzmanı değilim yani sana öğüt verecek belki enson kişiyim. Hani evlibarklılar daha halden anlar. Yine de şöyle diyeceğim öncelikle kendini niye bu kadar eleştirmişsin yapma, grafik de olsa profil resmin çok sempatik, sevimli ve hanım hanımcık biri. Hatta yüzünün uzun olduğunu yazmışsın öteki yazında ki, bu yüz uzun değil yürek biçimi yani ideal yüz biçimi (özellikle kadınlarda) ama onun yanında rahat hissetmiyorsan, sevmediğini de söylemişsin madem kendini zorlama, mecbur değilsin ki...madem sevmiyorsun zorla olmaz zaten.
    Umarım o da çok üzülmez..benim diyeceğim ona açık ol, dürüst ol, dobra ol.
    Kolay gelsin:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim ablacım yorumun için, ben gerçekten kendim ettim kendim buldum. Çok bağlanmayacağım diye diye çocuktan iyice koptum. Oysa ilk başlarda ne kadar da güzeldi her şey.. Yine geriliyordum, rahat değildim ama onu da seviyordum aynı zamanda. Ama zamanla ona bağlanmamaya çalışırken ondan iyice koptum ve şu an buluştuğumuzda tek düşündüğüm o an ne kadar gergin olduğum.. Aslında gerçekten çok iyi birisi, bence benim gibi bencil birini hak etmiyor. Ama bunu onu kırmadan nasıl söyleyebilirim bilmiyorum.. Sanırım biraz daha zamana ihtiyacım var:(

      Sil
  2. Öncelikle bu durum platonik aşık olanlarda, elde edildikten sonra kendine uygun bulmama durumu yaşadığın. İlişkileri saçma buluyor olabilirsin. Ama hayatının aşkı gerçekten O olsaydı emin ol bir dakika bile yanından ayrılmazdın. Bu sadece elde edildiğinde cazip gelmeme durumu. Kimse dört dörtlük değildir. Sen kendini beğenmiyor olabilirsin ama karşı tarafın sende neler gördüğünü asla bilemezsin. Sadece fiziksel özellik değildir emin ol karşı taraf için önemli olan. Hele ki ciddi düşünüyorsa asla değildir.Eşimin bana söylediği bir söz var. Bazen bende söylerim "ben güzel değilim" diye. "Kendini benim gözlerimle görseydin yanından ayrılmak istemezdin" der. Eğer gerçekten istemiyorsan iki taraf içinde işkence haline döndürmeye gerek yok. Ama anladığım kadarıyla seninki sevgi değil hevesmiş ve elde edildiğinde de anlamını yitirmiş.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Duygularım çok karışık.. Ona bağlanmama sebebim biraz da benim kendi bencilliğimden geliyor. Bağlanıp üzülmekten korkuyorum, kendimi üzmektense başkasının üzülmesini tercih ediyorum. 3 ay oldu ama benim en sevdiğim rengi, en sevdiğim kitabı, en sevdiğim yemeği bilmiyor.. ben de onunkileri bilmiyorum.. bir şey yaşıyoruz ama bu kesinlikle aşk değil. Belki zamanla düzelir, belki zamanla düzelirim bilmiyorum.. yorumunuz için çok teşekkür ederim, ben kendimi beğenmediğim için başkasının beni beğendiğine inanmıyorum. İlişkimdeki sorunları düzeltmek için önce kendimi düzeltmeliyim sanırım. Kendime karşı daha pozitif olursam, bencillik gibi iğrenç bir duygudan kurtulursam her şey daha güzel olacak gibi. Yorumunuz için tekrar çok teşekkür ederim, gerçekten yardımcı oldunuz ^^

      Sil
  3. Bende de ilk yaşadığım ilişkimde aynı durum vardı, daha doğrusu ben kendimi feminist olarak görüyordum ve karşı cinsten biriyle aşk ve sevgi temalarını içeren hiçbir vıcık vıcık durum yaşayamayacağımı sanıyordum ki şu an hala o ilk ilişkimin içerisinde 8. yılımızı doldurmuş bulunmaktayız. Ben de ne olursa olsun ayrılsam da üzülmem durumundaydım ama bağlanmamak gibi bir seçeneğe başvurmuyordum...
    O eğer gerçek kişi ise ve o gerçek aşk ise zaten sen kendi elinde olmadan akışına bırakacaksındır.
    Kendine çok fazla yüklenme, en güzel çehrelerin bile bir dolu kusuru var. Kimse kusursuz değil. Sevildikçe kendini onun gözlerinden görebilecek ve kendini daha da çok seveceksin... Seviliyorsan izin ver seni sevsin. Seviyorsan da kendine izin ver ve sevmeye devam et...
    Gönül işleri tamamen iki kişinin duyguları ile alakalı...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Öncelikle maşallah diyim, nazar değmesin, Allahım sizi daha da mutlu etsin, 8 yıl dile kolay�� çok teşekkür ederim yorumun için, sanırım gerçektende şu an en iyi seçenek akışına bırakmak, zamana bırakmak.. kendi kötü yönlerimin farkındayım ve onları düzeltmeye çalışcağım, umarım her şey güzel olur���� Yorumun için çok teşekkür ederim, çok mutlu oldum gerçekten :-)

      Sil
  4. Anladığım kadarıyla kafanız çok karışmış, fakat lütfen yanlış anlamayın konu hakkındaki düşüncelerimi söylemek istiyorum. Bu durumu o kişiyle paylaştınız mı? Yani ona karşı olan duygularınızı sevgilinizle paylaştınız mı? Bence paylaşmadıysanız durumu o kişiyle paylaşmanızı tavsiye ederim. Belki o zaman her şey daha farklı olabilir.

    Şöyle bir şeyde var, dış görünüm olarak sizin istediğiniz gibi olabilir belki ama her şeyde dış görünüm ile bitmiyor, önemli olan karakter ve kişilik, kendinize şu soruyu sorun. Karakteri ve kişiliği düzgün ama yakışıklı değil, karakteri ve kişiliği düzgün değil ama çok yakışıklı bunların içinden hangisini seçerseniz bence o zaman daha sağlıklı bir karar verebilirsiniz diye düşünüyorum. Umarım her şey gönlünüzce olur.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim yorumunuz için. Bunları ona söylemeye fırsatım olmadı henüz, ama en kısa zamanda açmalıyım haklısınız.
      Tabii ki önemli olan kişiliği, ondan bir yana şikayetim yok benim. Bence benim sorunlarım kendi kafamda kendimle. Onları aşmam lazım..
      Çok teşekkür ederim:)

      Sil
  5. Rica ederim.��
    İnşallah sizin için hayırlısı olur.

    YanıtlaSil
  6. Gerçek aşk bu mudur diye sormuşsun. Bazen birine aşık olursun öyle olduğunu sanırsın. Sonra başka biri çıkar evet dersin aşk bu. Bu duygu tamamen sana bağlı bence. Senin gerçek aşkın düşündüğün şekilde olmayabilir. Sende bilmiyorsun yani. Bana sorarsın aşk aniden gelen ve her şeyi yerle bir eden bir duygu. Hem çok güzel, hem de çok acı. Çektiğin acıya rağmen yaşadığına pişmanlık duyamayacağın kadar da özel. Böyle mantıklı düşünerek olan bir şey değil bence. Mutlu olmanı dilerim :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim, umarım gerçek aşkın geldiğini fark edebilirim. Dediğin gibi mantıkla olacak şey değil bu, hissetmem lazım:)

      Sil