24.02.2018

Güzel Bir Buluşma

Herkese merhaba!

Neredeyse 1 haftalık uzun bir boşluk yaratmışım, bunun için özür dilerim. Yazacak çok şeyim olmasına rağmen zamanımın olmaması, zamanım olduğunda ise üşengeçliğimin tutması blog yazma işini hep zorlaştırıyor benim için.

Geçtiğimiz çarşamba gününe ait bolca güzel anı biriktirdim ve tüm bu anıları unutmamak amacıyla buraya eklemek istiyorum :) Hadi başlayalım:

arkadaş tumblr ile ilgili görsel sonucu

12 Şubatta Kuzucuk ve İkizinin doğum gününü kutlamak için buluşmuştuk ancak ben rahatsızlandığım için pasta dahi yiyemeden erkenden ayrılmak zorunda kalmıştım. O yazı burada tık tık.

O gün birbirimize doyamamanın verdiği boşluk bizi çarşamba günü yeniden buluşmaya itti. Hemen whatsappta konuştuk, planladık ve çarşamba günü buluşmak üzere sözleştik. Şans bu ya tam da pazar günü liseden ortak arkadaşımız olan Hakim bana instagramdan mesaj attı. Bu arada neden takma adı Hakim hemen söyleyim, kendisi lisede hep hakim olmak istiyordu. Ben de bu blogu lise 1'e giderken açmıştım ve ona Hakim adını vermiştim. Şimdi ise kendisi Konya'da sınıf öğretmenliği okuyor. Yine de adı Hakim kalacak^^

Hakim şöyle bir mesaj attı:
''Kamer ya ben Ankara'dayım, sizin kızları da topla buluşalım.'

Dedim ''Oğlum, kaynanan seviyormuş. Biz de tam çarşamba günü buluşacaktık sen de gel süper olur!''

''Tamam, ama Kuzucuk'a sakın söyleme ona sürpriz olsun istiyorum'' dedi.
Tamam, dedim o iş bende.


Ama şöyle bir olay vuku buldu; biz kızlarla çarşamba günü Podium AVM'de Köfteci Yusuf'ta buluşmak için sözleştik, Hakim'de Podium AVM'ye gelecekti ve orada sürpriz yapacaktı. Gelin görün ki Kuzucuk o gün whatsapp'tan şöyle yazdı:
''Ben orayı sevmiyorum, çok avam bir yer''

E ben Hakim'e Podium'a gel diye mesaj attım! Dedim bu böyle olmayacak, Hakim'in sürpriz yapacağını bizim kızlardan Esmer'e söyledim.

''Bak Esmer, çarşamba günü Hakim gelip sürpriz yapacak, o gün saat 15:30'da Bahçeli'deki Marco Pashaya gelsin orada buluşalım. Ama sen buluştuğumuz gün sürekli ben burayı sevmedim hadi Marco'ya gidelim falan de, ben de diyim böylece kızlara çaktırmamış oluruz hem de kakıp gideriz.'' dedim. Tamam dedi. Sonra Hakim'e tekrar mesaj attım
''Çarşamba günü saat 15.30'da Bahçeli Marco Pashada buluşalım tamam mı?'' diye, o da tamam dedi ve böylece sözleştik.

Çarşamba günü vazgeçilmez buluşma mekanımız olan Beşevler Metro'da buluştuk. Daha doğrusu Esmer ve ben aynı dolmuşa binip Beşevler'de indik, 15-20dk sonra da Kuzucuk ve ikizi gelip bizi aldılar, yola çıktık. Sinsi diye takma adı olan bir arkadaşım daha var normalde o da bizimle gelecekti ama hasta olduğu için son anda bizi ekti.
Her neyse, Kuzucuk 2017'nin sonbaharında aldığı ehliyet sayesinde babasının arabasını kullanarak bizi Podium'a kadar götürdü. Ne yalan söyleyim liseden arkadaşımı böyle doblo kullanırken görünce tarifsiz bir mutluluk yaşadım. Ehliyeti alıp kenara koymamak gerekiyor sonuçta. Bu konuda Kuzucuk'a benden kocaman bir BRAVO !
Ben de ehliyetimi aldım ama daha trafiğe çıkamıyorum maalesef :(

Podium'a gittikten sonra Köfteci Yusuf'ta oturup bir güzel karnımızı doyurduk :


Yarım kilo köfte (12 tane)
Tavuk İncik (4 tane)
Ortaya patates kızartması
4 tane acılı ezme
2 salata
1 büyük şişe ayran
Dondurma
Cevizli tahinli kaymaklı kadayıf
Trileçe
Sınırsız çay

Bu kulağa muhteşem gelen menü için 80tl verdik desem inanır mısınız? İnanın, gerçekten sadece 80 tl tuttu. 4 kişi gittiğimiz için kişi başı 20'şer lira tuttu. Bu muhteşem menü ve harika lezzetler için 20tl bence hiçbir şey. Eğer Ankara'ya yolunuz düşerse veya Ankara'daysanız mutlaka gitmeniz gereken mekanlardan biri Köfteci Yusuf.

Resim buradan alıntı tık tık
Eğer Ankara'ya yolunuz düşerse veya Ankara'daysanız mutlaka gitmeniz gereken mekanlardan biri Köfteci Yusuf.

Karşılıksız reklamımı da yaptığıma göre yazıma kaldığım yerden devam edebilirim :D

Köfteci Yusuf'ta yemekten sonra dediğim gibi ücretsiz çay ikramları oluyor. Biz de millet olarak boş mezar bulduğumuzda girecek bir yapıda olduğumuzdan mıdır nedir içtik de içtik içtik de içtik. Hayır bir de ben çayı pek sevmem, ama işte dedim ya boş mezar bulsak gireceğiz!

Tabi biz bu ücretsiz çayları içip gıybet üstüne gıybet yaparken saatin nasıl geçtiğini fark etmemişiz. Bir baktık saat 15.30 olmuş! Zavallı Hakim bizi Bahçelide bekliyor. Fırsatını bulduğum bir anda Kuzucuk'un ikizine de Hakim'in geleceğini söyledim. Böylece Kuzucuk'a karşı 3 koldan bir saldırıya geçtik:

''Hadi gidelim! Hadi gidelim! Hadi gidelim!''

Kuzucuk da yani sağolsun işimizi pek bir kolaylaştırdı(!) Diyor ki:
''Marco Pashayı boşverin Çukurambar'a gidelim''

Esmer diyor ki:
''Hatırlıyor musun geçen sene Marco Pashaya gitmiştik ama yaşım tutmuyor diye beni almamışlardı. İşte o benim içimde kaldı, hadi lütfen Marco Pashaya gidelim!''

Ben diyorum ki:
''Hadi gidelim oranın bende çok güzel anıları var''

Kuzucuğun ikizi bir yandan ısrar ediyor.

Yani sizin anlayacağınız Kuzucuk'u ikna etmek için akla karayı seçtik. En sonunda ikna oldu, biz de saat 4'e gelirken çıktık yola!

Hakim bizi Marco'da bekliyor, saat 4 olmuş biz hala yoldayız ve Kuzucuk yolda giderken sağda solda gördüğü mekanlar için şöyle diyor:
''Hadi burada oturalım değişiklik olsun''

Biz hepimiz inatla Marco Marco diye tutturunca ikna oldu tabi sonunda ama o anlarda onu ikna ederken yaşadığımız komik anlar, sinirden gülmeler falan ayrı bir güzeldi tabi :D
Ayrıca Bahçelievlerde 3 tane Marco Pasha var. 2 tanesi 7. caddede 1 tanesi 3. caddede. Kuzucuk'a diyorum ki hangisine gideceğiz? O söyleyecek ben de ona göre Hakim'e mesaj atacağım. Yok anam söylemiyor! ''Oraya bir gidelim de karar veririz'' diyor. Allahım hepimizi sinirden gülme krizi tuttu.


Bahçeliye geldikten sonra arabayı bizim eski okulun tam önüne çektik. Arabadan inerken bir baktık bizim Rus mafyası tipli müdür! Taksi bekliyor. Hiçbir menfaatim olmamasına rağmen yalakalık damarım tuttu ve pıtı pıtı müdürüğümün yanına koştum:
''Hocaaam nasılsınız?''

''İyiyim iyiyim, görüyorsunuz da niye gelmiyorsunuz?'' dedi.

Lan dedim bu bizi nereden tanıyor? Sonradan aklıma geldi ben 10. sınıfta falan bu adamın arabasına bile binmiştim nasıl tanımasın :D Ayrıca övünmek gibi olmasın ama lisede biraz popülerdim ama öyle kavgalarımla falan değil, çalışkanlığımla ve nezaketimle popülerdim. Yani bizi tanıması normaldi. Neyse, müdürle ayaküstü lafladık falan ve aramızda şöyle bir diyalog geçti:

Müdür : ''Şimdi neredesin?''
Ben:''Xxx Üniversitesindeyim hocam''
Müdür: ''Hangi bölüm?''
Ben: ''Tarih''
Müdür: ''Hmm, olsun iyi''

LAN! Ya öğretmenim olduğu için hakaret etmek istemiyorum ama hmm, iyi nedir ya?! Tarih diyince millet burun kıvırıyor, sanki ben oraya istemeden gitmişim gibi görüyorlar. Oğlum ben oraya dereceyle girdim. 7000 küsür sıralama yaptım tabi iyi!

Yani sizin anlayacağınız o gün müdürü yanına menfaatsiz bir yalakalıkla gidip somurtarak döndüm.


Bahçeliye gittikten sonra bizim okula daha yakın olduğu için 7. Caddedeki Marcoya gitmeye karar verdik. Yolda yürürken Hakim'i aradım. Biz 7'dekine geçiyoruz haberin olsun dedim. Hakim bizi 3. caddede bekliyormuş! Dedim ''Hakimcim, canım aşkım biz zaten Kuzucuk'u zor ikna ettik, lütfen birazcık yürüyüver!'' Allahtan kabul etti, sorun çıkarmadı. Ben olsam çıkarırdım çünkü biz bu konuşmayı yaparken saat neredeyse 16.30 olmuştu! 1 saat beklettik Hakim'i ama napalım Kuzucuk'un böyle ısrar edeceğini bilemezdik kii...Bu arada telefonu kapattıktan sonra benden bir açıklama bekleyen Kuzucuk'a şöyle dedim:
''Sinsi iyileşmiş, bize sürpriz yapacak o yüzden o istedi Marco Pashaya gelmemizi. Sabahtan beri o yüzden ısrar ediyorum.''

 Kuzucuk bu saçma yalana inandıktan sonra yolumuza devam ettik...


Marco Pashaya gittikten sonra kendimize çay-kahve bir şeyler söyledik. İçerken de Hakim geldi. Tabi Kuzucuk onu görünce şok!

Lisedeyken Hakim-Tiyatrocu-Kuzucuk-ben ve birkaç kişi daha vardı çok iyi arkadaştık. 11. sınıfta sınıflar karma yapılınca hepimiz aynı sınıfa düşmüştük ve tüm duvar kenarını 10/B'den gelenler olarak doldurmuştuk. O senemiz gerçekten çok iyi geçmişti, ben başkan olmuştum, hepimiz daha iyi kaynaşmıştık, birbirimize hep destek falan olmuştuk... Çok güzeldi 11. sınıf :)

Her neyse, Marco Pashada ben-Esmer-Kuzucuk-Kuzucuğun ikizi ve hakim 2-3 saat oturduk ve gıybetin, kahkahanın dibine vurduk. Eskileri yad ettik, yüzlerce kulak çınlattık.. Kardeşimin okula yanlışlıkla rakı götürmesinden bu yana bu kadar gülmemiştim!(Aslında o olay birkaç gün önce oldu ama neyse :D )

Eve gittiğimde yorgunluktan ve çenemdeki ağrıdan ölüyordum... Eski dostlarla buluştuğumuz harika bir gün oldu:) Eskiden buluştuğumuzda yine böyle gıybet falan yapardık ama bu sefer ki biraz ayrı oldu. Eski buluşmalarımızın aksine bu buluşmada ''meslektaş, iş imkanları'' gibi bize yabancı olan pek çok kelime kullandık. Daha geçen gün lisede kopya çekerken yakalanmıştım benden birkaç gün sonra da Hakim yakalanmıştı bugün ise mesleklerden, iş imkanlarından bahsediyoruz. Büyümek dedikleri bu olsa gerek :)


Hakim birkaç gün sonra tekrar Konya'ya dönecekmiş. Belki bir daha ki sefere ben onu ziyaret edip sürpriz yaparım kim bilir :)

Umarım bu uzun yazıyla sizi yormamışımdır. Herkese sevgiler ^-^

5 yorum:

  1. Beşevler metrosu, Bahçeli, Marco Pasha.. Üniversite yıllarım geldi aklıma. Sanki üzerinden 10 sene geçmiş gibi hissetsem de, 3 sene öncesine kadar ben de aşındırıyordum o yolları😅 Lise arkadaşlarıyla gıybetin tadı da çok ayrı oluyor♥♥ Böyle anı, günlük yazılarını okumak çok keyif veriyor. Eğlenerek okudum♥♥

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim ^-^
      Öğrenci olarak Ankara'da en iyi zaman geçirebileceğimiz yerler Beşevler-Bahçeli iyi bilirim :)

      Yorumunuzla beni çok mutlu ettiniz, tekrar teşekkür ediyorum, sevgilerimle ^-^

      Sil
  2. Et yemediğim için köfteciye gidemem herhalde ama hepinize afiyet olsun, eski arkadaşlarla buluşmak çok güzel olmalı.:) Ne iyi yapmışsın. :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim ablacım ^-^
      Gerçekten çok keyif verici oldu, ara sıra mutlaka yapmalıyız böyle :)

      Sil