Herkesin Ağzında Bir Dizi : La Casa de Papel - Kameri Şeyler

19.02.2018

Herkesin Ağzında Bir Dizi : La Casa de Papel

2018'in başından bu yana her yerde reklamını gördüğüm, herkesin birbirine önerdiği, herkesin dilinde olan ve neredeyse bir tane bile olumsuz eleştri almayan bir diziyi sizlere anlatacağım: La Casa de Papel.


2017 yılında İspanya televizyonunda yayınlanan ve aynı yıl biterek her şeyi tadında bırakan bir İspanyol dizisi. Bizdeki Türk dizilerinin aksine ''Dizi tuttu, iyi rating yapıyor uzat Allah uzat'' demeyip tadında bırakan yapımcılarına buradan selam gönderiyor ve kendilerini ayakta alkışlıyorum.

Dizide İspanya Kraliyet Darphanesine girerek kendi paralarını basan bir ekibin hikayesi anlatılıyor. Birbirlerini gerçek hayatta hiç tanımayan, gerçek isimlerini kullanmayan 9 kişilik bir ekip. Büyük soygun öncesinde 5 ay boyunca bir evde birlikte yaşayarak planın her ayrıntısını akla gelebilecek her değişkenini hesaplıyorlar.

İzlemek isteyenler olacaktır diye düşündüğümden spoiler vermek istemiyorum. Bu yüzden yüzeysel olarak sizlere karakterleri anlatacağım.

Anlatmaya yeni aşkımla başlamak istiyorum. Evet, genelde her gördüğüm kişiye hatta ve hatta canlıya aşkım derim. Bu benim nezdimde bir sevgi göstergesidir. Kaplanlarla ilgili bir şey anlatırken Kaplan aşkım dersem veya Orhan Gaziyi anlatırken Orhan aşkım dersem şaşmayın. Bu onları ne kadar sevdiğimin bir göstergesi o kadar. Hem ayrıca lütfen Orhan Gaziye bir bakın sarı sarı saçları ve sakallarıyla bence çok minnoş :D Her neyse şimdi karakterleri anlatmaya Profesör aşkımla başlayayım:

Profesör - Alvaro Morte

Ekibin beyni. Planı yapan ve ekibi toplayan kişi. Hayatının yarısını bu planı yapmaya adamış. Kaybedecek hiçbir şeyi olmayan 8 insanı bir araya getirerek hayatının yarısını verdiği planı uygulamaya koyuyor. 5 ay boyunca bir evden hiç çıkmadan plan üzerinde çalışıyorlar. Soygun esnasında olabilecek tüm değişkenleri en ince ayrıntılarına kadar hesaplamış. Soygun esnasında tüm ekip içerideyken o ekibi dışarıdan kontrol ediyor ve yönlendiriyor.
Kendisi gerçek anlamda bir hayalet. Gerçek ismini 1 kişi hariç kimse bilmiyor ve o bilen kişiyi gördüğünüzde şaşıracaksınız.
Kendisi gerçekten çok yakışıklı ve böyle düşünen tek kişi ben değilim. Soygunla ilgilenen polis Raquel Morillo'da öyle düşünüyor! (Ups, spoiler :D )

Berlin - Pedro Alonso

Ekibin içerideki lideri. Soygun esnasından Profesör ekibi dışarıdan yönlendirirken içeride ise Berlin yönlendiriyor. Ekipteki kimse birbirini gerçek hayatta tanımıyor demiştim, bu yüzden herkes kendisine yeni bir isim seçti. Benim dizideki ikinci aşkım ise kendisine Berlin adını seçti. Tam bir kötü adam. Şakacı, psikopat, narsist, şık. Yani tam benlik :D Cidden, dizilerdeki böyle karakterleri daha çok severim. Babam da en çok Erol Taşı severmiş gençliğinde.Bendeki kötü adam sevdası ırsi sizin anlayacağınız.

Tokyo - Ursula Corbero

Olayı bize anlatan zat-ı muhterem. Tüm soygunu, planı bu kızın ağzından dinliyoruz. Kendisi eski bir hırsız. Bir soygundayken sevgilisi onun yüzünden ölmüş. Annesi kendisini polise verecekken Profesör onu kurtardı ve ekibe aldı. Eğer siz de benim gibi Berlin'i sevecekseniz dizideki en sinir bozucu ve gıcık karakter kesinlikle Tokyo diyeceksiniz. Çünkü Berlin'i sevmezseniz kesinlikle en sinir bozucu ve gıcık karakter Berlin.
Her neyse, Tokyo küçük aşkı uğruna zaman zaman planı kötüye götürmeyi başarabiliyor ama o zaman da devreye diğerleri giriyor. Çünkü size dedim, profesör her değişkeni hesapladı!

Rio - Miguel Herran

Kendisinden 12-14 yaş büyük olan Tokyo'ya aşık, ekibin en zayıf halkası, saf bir çocuk. Saf dediğime bakmayın bilgisayardı koddu falan hep ondan sorulur. Yine de bu bir ana kuzusu, saf bir oğlan, genç bir aşık olduğu gerçeğini değiştirmiyor!






Moskova - Paco Tous

Ekipte en sevdiğim 3. kişi. Denver'in babası ama ne baba! Tam bir idol, tam bir halk. Ne yalan söyleyim onu izlerken bazen diyorum ki bu adam Türk mü! Oğluna düşkün, şakacı, zeki, baba tişörtlerinden giyen tatlı mı tatlı bir İspanyol. Onu sevmemek elde değil.






Denver - Jaime Lorente

Moskova'nın oğlu, tatlı mı tatlı bir o kadar saf bir o kadar asi bir o kadar itaatkar bir genç. Çocukluğunda okulun kabadayısı olan, gençliğinde uyuşturucu satma işlerine bulaşan, belalı diyebileceğimiz bir tip. Ama bu onun ne kadar tatlı ve masum olduğunu değiştirmiyor! Bence Denver'i de çok seveceksiniz özellikle de o kahkahasını!




Nairobi - Alba Flores

 Kesinlikle ekipte en çok seveceğiniz kişilerin başında geliyor. Tam bir Ella Latina! Yani Latin kadını. Soygundaki rolünü gördükçe, çocukça coşkusunu gördükçe, ekibe neden katıldığını gördükçe onu daha da bir seveceksiniz, garantisi benden!





Helsinki - Darko Peric

Ekibin içerideki lideri olan Berlin'e itaat eden, sessiz sakin bir Sırp. Sessiz sakin olduğuna bakmayın, kuzeni Oslo ile ne belalara bulaşmışlar, ne savaşlardan geçmişler! İri cüssesinin ve kaba görünüşünün altında yatan gizli kimlik sizi şaşırtabilir?





Oslo

Dizi boyunca ağzından tek kelime dahi duymadım. Konuşabiliyor mu bilmiyorum. Tek bildiğim kuzeni Helsinki ile birlikte savaşta yer aldığı, çok suç işlediği ve hapiste yattığı.







Evet ekibimiz bu 9 kişiden oluşuyor. Hepsi birbirinden ilginç, zekayla kurgulanmış harika karakterler. Tabi ki birçok yan karakter de var bu dizide. Davayı inceleyen polis amiri Raquel Morillo, yardımcısı komiser Angel, rehinelerden Arturtito, metresi Monica, Ariadna, büyükelçinin kızı ve kilit rehine Alison Parker ve pek çok yan karakter.

 Kaybedecek hiçbir şeyleri olmayan 9 insan ve dahice kurgulanmış bir soygun. Üstelik kimsenin parasını da çalmıyorlar. Darphanede kendi paralarını basıyorlar. Tüm İspanya onlardan yana mı bilmem ama ben kesinlikle onlardan yanayım! Kimsenin parasını çalmayan, asla ve asla kan dökmeyen, rehinelerle işbirliği yapan, rehinelere para bastıran harika bir ekip!

Gerçekten de çağımızın en iyi dizilerinden olduğunu gönül rahatlığıyla söyleyebilirim. Kurgusu o kadar iyi ve zekice yapılmış ki göreceksiniz. Soygun dizisi fakat gereksiz tek bir sahne ,gereksiz tek 1 dakika uzatma yok! 1 oturuşta 2 sezonu hemen bitireceğiniz, çok çabuk saran ve heyecanlandıran mükemmel bir dizi. Kesinlikle 1 şans vermenizi öneriyorum!

Ve bu uzun yazımı okuyan siz değerli okuyucularıma dizinin 1. sezon finalinin final sahnesiyle veda etmek istiyorum.

Bella Ciao!


4 yorum:

  1. Bu dizi için çok geç kaldım sanırım :) Sayılı günlerim kaldı benim Asker oluyorum :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evett gelince izlersiniz artık inşallah :)
      Hayırlı tezkereler ^^

      Sil
  2. İLk kez duyuyorum Kamer'ciğim ama çok ilginçmiş, izlemek isterim doğrusu, bu arada başta demişsin ya bir sezonda bitmiş ne güzel, dizi dediğin tadında, bitmesi gerektiği anda bitmeli, uzat da uzat, sakız gibi, kalite anında düşüyor, saçmalamaya başlıyorlar bunu daha önce O Hayat Benim'e yapmışlardı, şu anda da Kalbimdeki Deniz'e yaptılar artık yuh! dedim mahvettiler oysa geçen yıl çok güzel bir diziydi...
    Eline sağlık çok güzel bir tanıtım olmuş:) Kesinlikle izlemek isterim, bu arada sonunda ne oldu? Başardılar mı, yakalandılar mı merak ettim:)))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim :) Aynen öyle ablacım baktılar dizi tuttu saçma sapan olaylar ekleyip devam ettirmeye çalışıyorlar.
      Ayrıca bu diziyi tadında bırakmışlar diyordum ki diziyi Netflix satın aldığı için 3 ve 4. sezonları çekilecek diye duydum :( İnşallah yalan haberdir..

      Sonunu söylemeyim siz izleyin daha heyecanlı olur :)
      Sevgilerimle ^^

      Sil