Ulucanlar Cezaevi - Kameri Şeyler

18.02.2018

Ulucanlar Cezaevi

Dün öğlen vakti evde otururken benimle aynı bölümde olan ve uzun zamandır ara ara konuştuğum bir arkadaşım mesaj attı :

''Biz yarın Ulucanlar Cezaevine gitmeyi düşünüyoruz en kısa nereden gidebiliriz?''

Bir Ankaralı olarak şevkle cevapladım, ''Beşevlerden Sıhhiye dolmuşuna binip son durakta inerseniz karşısında inmiş olursunuz''. Teşekkür etti ve nezaketen beni davet etti. Bizim bölümden 2 arkadaşım daha gelecek hem tanışmış olursunuz dedi.

Dedim fırsat bu fırsat, zaten asosyalin tekiyim, evde kös kös oturacağıma gidiyim geziyim arkadaş ediniyim. ama hemen atlamayım diye ''ben biraz düşünüyüm akşam yazarım'' dedim :D

Akşamleyin geleceğimi söyledim ve saat 1'de Beşevler Metroda buluşmak üzere sözleştik.

Koğuşlardan birinde bulunan ve her gördüğümde etkilenmeme sebep olan bir güzel çizim bir doğru söz...

Ertesi gün merdivenlerinin başında arkadaşlarımı beklerken ömrümün 4 yılını çürüttüğüm Beşevler Metrosuna gittim. Benden 2-3 dakika sonra mesajlaştığım arkadaşım geldi. Diğerlerinin gelmesine daha var diye hemen metronun yanıbaşında olan Angora Simit Cafe'ye gittik. Birer çay içtik, diğerleri gelene kadar falan sohbet ettik. Zaten bizim çay daha bitmeden diğer iki arkadaş da geldi ve metronun önündeki durakta dolmuş beklemeye başladık.

Bu arada biliyorsunuz bu blogda herkesin bir takma adı var. Ama bu arkadaşlarımı henüz çok iyi tanımadığım için onlara lakap veremeyeceğim. O yüzden memleketlerinin adıyla size anlatıyım. Dün bana mesaj atan ve beni davet edenin adı Antalyalı olsun. Diğer çocuğun adı Eskişehirli, kızın adı ise Sivaslı olsun.

Dördümüz dolmuş beklerken bugün pazar diye olsa gerek dolmuş bir türlü gelmedi. Gelen ilk dolmuşa ''Ulucanlar Cezaevinden geçer mi? Biz sıhhiye dolmuşunu bekliyoruz ama bir türlü gelmedi'' dedim. Adam beni keklemiş olacak ''O dolmuş gelmez, buna binin 5dk yürürsünüz'' dedi. Hadi diğerleri Ankaralı değil durumu bilmiyorlar ama bana ne oldu?! Sırf para kazanmak için yalan söyledi pislik ve ben de salak gibi kandım. 2dk beklesek dolmuş gelecekti ve biz de cezaevinin kapısında inecektik ama gidip diğer dolmuşa bindik. 15dk falan yürüdük.

Cezaevinde selfieyi çeken Antalyalı, hemen onun arkasındaki Sivaslı ve en arkadaki Eskişehirli ve aradaki boşluğumla birlikte ben :D Demek ki hala biraz asosyalim :D

Cezaevine geldiğimizde 2tl öğrenci giriş ücretini vererek girdik. En son 2014 yılında babamla gelmiştim ve fil hafızam sağolsun hiç yabancılık çekmedim. (aslında geçmişi pek hatırlamam ama niyeyse burayı unutmamışım)

Hilton Koğuşuyla başlayan gezimiz tecrit odaları, 4-5-6-7. koğuşlar, zindanlar-hamam-hediyelik eşya dükkanı olarak devam etti ve onlarca insanı canından eden dar ağacıyla son buldu. Zamanında gelen baskıcılar yüzünden gencecik vücutların sallandığı o dar ağacı şimdi bizim görmemiz için orada sergileniyor. Hayat gerçekten çok garip, çok.



En son gidişimde olduğu gibi tecrit odalarının olduğu yerden geçerken içim yine şişti, duvarlar, karanlık ve sesler üzerime üzerime geldi. Bir bankamatik kadar yer kaplayan, gün ışığını boyalı pencereye açılan 4-5 delik haricinde alamayan, kapkaranlık, mahkum seslerinin duyulduğu bir bölüm. İnsanın içinin şişmemesi mümkün değil. Ben orayı gezerken dayanamadım kalanlar nasıl dayandı zamanında Allah bilir.

Mahkumların duvarlara yazdıklarından...



Tecavüz gibi suçlardan içeri girenlerin hapsedildiği zindan bölümünü ise beğendim. Güneş ışığı dahi girmeyen karanlık, soğuk, küçücük tek kişilik odalar. Aslında bana sorarsanız onların cezası direk olarak idam olmalıydı. Şu son haftada o kadar iğrenç haberler duyduk ki biliyorsunuz... 3 yaşındaki çocuğa tecavüz edip ölümüne sebep olan pislik, 4,5 yaşındaki kızına 1,5 yıl tecavüz eden baba(!) Ben okumaya dayanamadım o küçücük bedenler bunu nasıl kaldırdı?! Allahınızdan zaten bulacaksınız ama bu dünyadan da en beter acıları çekmeden gitmeyin. Zamanında gazetecileri, gençleri ve devlet adamlarını astığınız o dar ağacını sergilemek yerine o boşa sallanan urganı böylelerinin kafalarına geçirseniz keşke...

Ben, Sivaslı ve arkada Ankara Kalesi

Cezaevinden çıktıktan sonra Hamamönünde olan Yeşilçam Turkuaz Bahçe diye bir mekanı gezdik. İkizlerin doğum gününü aslında orada kutlayacaktık ama aksaklık olduğu için kutlayamamıştık. İyi ki kutlamamışız. Öyle çok ahım şahım bir mekan değildi. Çok daha güzel Yeşilçam Kafeler var Ankara'da. Hayır bir de bu mekanı yeni arkadaşlarıma ben önerdim, önerdiğime de pişman oldum ne yalan söyleyim. Hamamönünde çok daha güzel mekanlar var. Belki de kış aylarındayız diye bakımsızdı bilmiyorum. Yine de fiyatları iyiydi. Kişi başı 10-20tl arasına herkes karnını güzelce doyurabilir. Çayı kötüydü ama gözlemesi güzeldi. Mekanda çalan şarkılar da gayet güzeldi. Yazın gidip bir daha bakmak, 2. bir şans vermek lazım diye düşünüyorum.

Sucuklu kaşarlı gözleme+çay 12 tl tuttu. 


Evet, bu pazarımda böyle geçti. 2 yeni arkadaş edindim ve umarım devam ettirebilirim çünkü gerçekten iyi ve kafa dengi insanlardı. Üstelik Sivaslı da benim gibi Beşiktaşlı daha ne olsun :)

*Bu şarkı benden Ulucanlar Cezaevinde yatan tüm suçsuzlara gelsin...


4 yorum:

  1. Kamer'ciğim valla çok cesursun, ben bu tür şeylere bakamıyorum:((herhalde asla gezemeyeceğim yerler, mesela Almanya'da da o Nazi kamplarını müze haline getirmişler ya insanlar bilet alıp geziyor...:( yok hayatta yapamam..:( ama var ya o 3 yaşındaki bebeğe veya kediye, köpeğe, ata kötülük edenler işte onlar için bu yerler şart demek ki....yani kimse hapsedilmesin, kimse asılmasın filan diye hümanist takılanlar var ya, ne demek ya? İşte kimileri gerçekten milyon kez hakediyor böyle yerlere tıkılmayı...ay şimdi o bebek aklıma geldi içim karardı yine:(((

    offf....eline sağlık canım.:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim ablacım, benim de oradayken canım öyle bir sıkıldı ki duvarlar üzerime üzerime geldi. Bir daha gitmek için yine 4 yıl beklemem gerekecek sanırım..

      Öylelerine cidden en ağır cezalar verilmeli, çektirdiklerini çekmeden gitmemeliler bu dünyadan..

      Sevgilerimle ^^

      Sil
  2. Ne yazacağımı bilemedim, insanların yaşadıkları çok üzücü, detaylı bilgi için teşekkürler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Rica ederim, ben teşekkür ederim yorumunuz için.

      Sevgilerimle ^^

      Sil