Üniversiteden Arkadaşımla Güzel Bir Cuma - Kameri Şeyler

3.03.2018

Üniversiteden Arkadaşımla Güzel Bir Cuma

Herkese selam!!

Dün üniversitede aynı bölümde olduğumuz hatta ve hatta hep aynı dersleri almaktan dolayı sınıf arkadaşı sayıldığımız bir arkadaşımla çok güzel, bol kahkahalı bir gün geçirdim. Aslında bu yazıyı dün akşam, sıcağı sıcağına yazacaktım ama ne yazık ki vaktim olmadı.

Yazıya başlamadan önce her zaman yaptığım gibi bu arkadaşıma da bir lakap takmak istiyorum, fakat bulamıyorum! Yani neredeyse 6-7 aydır tanışıyoruz ve çok da yakınız ama onu anlatacak onu temsil edecek bir lakap aklıma gelmiyor bir türlü. Bunca yıllık hayatımda herkese bir lakap bir takma ad buldum ama sadece 2 kişiye bulamadım. En son lakap bulamadığım kişi liseden bir arkadaşımdı. -Hatta kendisi en yakın arkadaşım olan Tiyatrocuyla küsmeme vesile olan kişidir.- İşte ona isim bulamayınca ''Adsız'' adını vermiştim en son. Bu üniversiteden arkadaşıma da ''İsimsiz'' demek istemiyorum!

Hadi biraz düşünelim, ismi ne olabilir? Kız Çanakkaleli, Ankara'da tarih bölümünde okuyor🤔 Cidden aklıma bir şey gelmiyor... Helen desem?  saçma olur. Sırf Çanakkaleli diye Helen adını vermem biraz abartı kaçar.. Kendisi Esmer'le adaş... Esmer 2 desem? Yuh artık.

Cidden aklıma isim gelmiyor, o yüzden şimdilik adı Üniversiteli olsun. Aklıma mantıklı bir lakap gelirse onunla değiştiririm.

Her neyse, isim bulma çabalarıma da tanık olduğunuza göre hadi olaya geçeyim;

İlgili resim

Dün sabah 09.30'da İlkçağ Medeniyetleri dersim vardı. Her zaman ki gibi sabah uyandım, hazırlandım, dolmuş+servis ile kampüse gittim, kahvaltımı ettim ve her inek öğrenci gibi en ön sıraya oturarak hocayı beklemeye başladım. Tabi hoca gelmeden önce Üniversiteli geldi, o da benim hemen yanıma oturdu, hocayı biraz sohbet biraz gıybet ile beklemeye devam ettik...

Saat tam 09.30'da hoca geldi, ders anlatmaya başladı. Ben de tabi ki muhteşem notlarımı tutmaya başladım. Şimdi notlar konusuna geldiğimize göre lütfen burada bir soluklanın. Çünkü kendimi övmeye başlıyorum.


Öğrenim hayatım boyunca düzenli bir insan olan ben bunun nimetlerini üniversitede tam anlamıyla yemeye başladım. Yani övmek ve abartmak gibi olmasın ama cidden efso not tutuyorum abi :D Bu konuda cidden çok iddialıyım. Birazdan tuttuğum notların fotoğrafını paylaştığımda ne demek istediğimi anlayacaksınız. Bazı cümlelerim size anlamsız gelse bile inanın ben okur okumaz her şeyi anlıyorum. Zaten iyi not tutmak bu değil mi? Hocanın söylediklerini birebir yazmak yerine kendi anlayacağım türden yazıp çiziyorum. Hocanın hızına yetişmek veya uzun mantıklı cümle kurmak benim için zor olmuyor. 5 yıllık blog deneyimim+okul hayatımdaki not tutma düzenim ve disiplinim sayesinde gerçekten bu iş çok kolay oluyor. Millet iki cümleyi bir araya getirip yazmakta zorlanırken ben notun yanına resmini çiziyorum :D

Nasıl sizce? :D
Evet ben böyle böyle not tutmaya devam ederken ve Üniversiteli tuttuğum notlara bakıp bakıp gülerken çok kötü bir şey oldu. Benim şu lanet ürtikerim yine tuttu! Sol elimin üstü kabardı Allah kabardı, şişti Allah şişti, kaşındı Allah kaşındı!! Tenefüsü zor ettim! Hoca ara verir vermez hocadan izin aldık ve Üniversiteliyle beraber kampüsün içindeki hastaneye gittik.

Doktor muayene etti, ilaç yazdı, ''İstersen enjeksiyon yapalım?'' dedi. İğne kelimesini dahi duyduğunda koluna ağrılar giren ben tabi ki bu teklifi reddettim :D

Evet, iğneden falan pek hoşlanmıyorum. En son geçen ay Sinsiyle birlikte şu ürtiker yüzünden Cildiye doktoruna gittiğimde doktor 3 tüp kan istemişti. Ben de ''kan vermişken tam vereyim, bir daha vermek zorunda kalmayayım'' diye Dahiliyeye gidip genel bir kan testi yapmasını istemiştim ve o da 1 tüp kan yazmıştı. Yani tek seferde 2 bölüm için 4 tüp kan vermiş ve her şeyime baktırmış oldum. Önümüzdeki 5-6 yıl kan vermeyi veya iğne yaptırmayı düşünmüyorum :D

*Şans bu ya dün liseden sınıf arkadaşım olan, şu an hemşirelik okuyan ve blogda daha önce de adı geçen Nine instagram hikayesine kan tüpü resmi atmış ve ''ilk çalışmam'' mı ne yazmış! Allahım o resmi görünce kollarıma giren ağrıyı, başımın dönmesini düşünün! Bak yazarken bile kolum ağrıdı. Bugün iğneden kaçtım ama akşam yine karşıma çıktı. İnsanın istemediği ot burnunun dibinde bitermiş.!

Bu bilgiyi de verdikten sonra kaldığım yerden devam edeyim;

Üniversiteli ile birlikte hastaneden çıktığımızda derse geri dönmek için çok geçti. Diğer ders de saat 2'deydi yani bizim 3-3.30 saat boşumuz vardı. Bu yüzden epeydir gitmediğimiz Kızılay'a gitmeye karar verdik.

2 otostop ile yarım saatte falan Kızılay'a vardık. Önce benim eski dershaneme uğrayıp birtakım insani ihtiyaçlarımızı giderdik :D Dershanemin içindeki çok güzel bir comic tablosunun önünde fotoğraf çekindik. Sonra Olgunlardan bir tane ders kitabı aldık daha sonra Kızılay'da Karanfil ve Yüksel Caddesinin kesiştiği yolun tam köşesinde güzel bir mağaza var, oraya gittik. İçinde çeşit çeşit yüzük, kolye, küpe, defter, kupa, şal, fular, hediyelik eşya olan çok güzel bir dükkandı ve fiyatları da çok uygundu! Kendime bu aynayı aldım :


Artık benim için rutin haline gelen bir davranışım var : ''Makyaj yapmaya başlamaya karar vermek''. Her ay bu kararı alırım, her ay kendime ruj, eyeliner falan alırım ama onlar çekmecemde kalır tabi :D Aldığım kararı bir türlü uygulayamam. Bu sefer de makyaj için bu aynayı aldım. Bu da kalacak gibi duruyor ama hayırlısı :D

Ben bu aynayı, Üniversiteli ise güzel bir kolyeyi aldıktan sonra hemen bir üst sokak olan Konur'a, Zaytung Zone'a gittik. O mekana gerçekten bayılıyorum. En son geçen sene Tiyatrocuyla birlikte gitmiştim. Böyle iç tasarımı olsun, burç yorumları olsun, haberleri olsun gerçekten efso. Alkollü bir mekan böyle tam arkadaşlarla gitmelik. Fiyatlarda çok pahalı değil. Egoist tavuk diye bir şey yedim ve 14.50 lira verdim. Üniversiteli ise pizza yedi ve o da 13-14 lira gibi bir şey ödedi.Eğer Ankara'daysanız kesinlikle gitmenizi öneririm.

Zaytung'dan çıktıktan sonra okula geri dönmek benim için saçma geldi. Çünkü okula 2 vesaitle gidip 2 saat ders dinleyip Ankara'nın akşam trafiğinde 3 vesaitle eve dönmek zorunda kalacaktım. Cuma akşamları Ankara'nın trafiği bir başka oluyor. O trafiğe kalmak istemedim. Zaten Kızılaydaydım ve 1 otobüsle eve gidebilecektim. Ayrıca dersin hocası yoklama da almıyordu o yüzden okula geri dönmemeye karar verdim ve bu fikirlerimle Üniversiteliyi de etkiledim. Tam bir ''kötü arkadaş'' moduna girerek onunda aklını çeldim ve Kızılay'da takılmaya devam ettik.

Zaytung'dan sonra Addax'ı ve Faruk Ekin Mağazalarını gezdik. Kendime favori giysilerimden olan çok güzel bir uzun hırka aldım. Uzun hırka modasını başlatan benim liseden arkadaşım Hakim ve lise tarih öğretmenimdi. İkisi de güzel uzun hırkalar giyerlerdi ve o zamanlar Tiyatrocu ile bunun hep dalgasını yapardık ''Pelerin giyip kendilerini sınıfın hakimi hissediyorlar'' diye :D Şimdi son birkaç yıldır da ben bu hırkalardan giyiyorum. Hem üstümde güzel duruyor hem de pelerin gibi uçuşmasını ve Sultan Süleyman oturuşu yapmasını seviyorum!

Neyse durun konudan sapmayım, bu hırka diğer uzun hırkalarımın aksine oldukça açık renkli. Kumaşı ve fiyatı ise mükemmel! O kalınlıkta şık kesimli güzel mi güzel uzun hırka sadece 25 lira! Tabi böyle olunca hemen aldım...

long cardigan tumblr ile ilgili görsel sonucu
Hırka bu değil, sadece görsel amaçlı paylaşıyorum. Tık tık
Alışverişten sonra bankadan para çekmemiz gerekti. Bankamatiğe gittiğimizde 2 kötü talihsizlikle karşılaştık:
1. Kartımda hiç param kalmadı
2. ATM Üniversitelinin kartını yuttu!

Tabi böyle olunca bizim moraller falan bi bozuldu. Havanın kapalı olması, kampüsün havasından sonra Kızılay'ın havasının ağır gelmesi falan derken bizim moodumuz bayağı düştü. Sonrasında güzel toparladık tabi ama olsun o 15-20 dakikalık zaman gerçekten kötüydü.

Kartı geri aldıktan sonra Kızılay AVM'ye gidip Meydan Kafe diye bir yerde oturduk. Dedikoduydu gıybetti sohbetti derken o üzerimizdeki kasvetli havayı attık tabii. Bayağı gülüştük, eğlendik. Üniversiteli kahve içti ben onun falına baktım, tabaktaki telvelere ikimizde şaşkın gözlerle baktık! Çünkü uzun bir cüppe giymiş yaşlı kurt genç bir kadınla öpüşüyordu ancak aklında öpüşen başka bir çift vardı! Cidden öyleydi, görünce anlayacaksınız. Biz bu falı ''Bölümden bir hoca evlenecek ama aklı hala eski sevgilisinde kalacak'' diye yorumladık :D (Gördüğünüz gibi muhteşem fal bakıyorum, isterseniz size de bakarım ama peşin söyleyim: falınızda sarıklı ördekler, cinler, penguenler görmeye hazır olun!)

Üniversitelinin kahve tabağı! Cidden bir kurtla öpüşen kadın yok mu?
Ayrıca kurdun üstüne bakın, orada da öpüşen iki insan var!

Kafede otururken dershanede çekindiğimiz fotoğrafı düzenledik, sonra onu harika bir notla instagramda paylaştım:


Yıllarımı paylaştığım, aynı sıralardan geçtiğim, birlikte zaman geçirmeyi en çok sevdiğim.. seninle her anımız bir öncekiden daha heyecanlı, daha eğlenceli geçiyor.. birlikte yapmadığımız hiçbir şey kalmadı.. dedim ya her anım seninle daha eğlenceli ve heyecanlı..iyi ki varsın canım arkadaşım, çocukluğum, gençliğim ve geleceğim.. Odinin oğlu, 9 diyarın koruyucusu, şimşek ve gök gürültüsünün tanrısı, sarı saçlım mavi gözlüm Thor Odinson! 🌩🔨 ve üniversiteli

Tabi instagramda yazının sonunu okumayan arkadaşlarım alındılar :D Ne ara bu kadar samimi oldun dediler ama yazının sonunu görünce bayağı güldüler 🤣 Mesela Sinsi dün bana bu mesajı gönderdi:



Sinsi beni gerçekten çok güldürüyor :D Dünkü paylaşımımdan sonra Ebru Gündeş-Ağlamayacağım açıp dinlemiş ahahhahs

Dün gerçekten güzel gündü. Bayağı gülüştük, eğlendik, gezdik, konuştuk, dertleştik... Düne ait tek sıkıntım sınıftaki kimseden benimkiler gibi not alamayacak olmam... Sınıftaki kimsenin benim gibi not tuttuğunu sanmıyorum, tutsalar bile benim kendi anlayacağım dilde olmazlar. Dün kaçırdığım ders için çok çalışmam gerekecek...

12 yorum:

  1. Şu tür aynaları ben de çok kullanıyorum. O yaşlarda, bir de dersler arasında makyaj yapmak zor gelebilir ama en azından, yüzünü iyi nemlendirip bir allık bir parlatıcı ile dupduru bir canlılığa sahip olabilirsin. Valla o kadarı yetiyor insanın canı makyaj yapmak istemeyince :D
    Bu arada, mail atmıştım ama belki gelmemiştir bir de buradan yazayım dedim :)

    Merhabalar;
    Nasılsın, iyi misin, Kamer :)
    Seni mimlediiim, mimlendin :)
    Mim Konusu: Seni sen yapan sevdiğin şeyler...

    Adettendir, mimlediğinde gidip haber vermek gerekir, o yüzden buradan haber vereyim dedim :)

    Sevgiler, daha nice mutlu günler :)
    Ben olsam "Tarihçi" koyabilirdim o "Üniversiteli"nin ismini...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aaa teşekkür ederim bugüne yetiştireceğim mimi :)
      Zamanla şöyle çok sevdiğim bir bölüm hocam falan olursa onun adını ''Tarihçi'' koymak istiyorum o yüzden şimdilik Üniversiteli olarak kalsın ^^

      Makyaj yapmayı istiyorum böyle bir başlasam devamı gelecek sanki ama başlayamıyorum sorun orada :D Neyse en azından böyle böyle tüm malzemeleri toplamaya başladım elbet bir gün makyaja da başlarım :D

      Sil
  2. Çok eğlenceli bir yazı olmuş Kamer. Ben seni önce erkek zannettim, kızma ne olur yavrum :))Resim yanılttı beni. Makyaj falan yazınca "of! dedim, acaba yorum yapıp da oğlum falan dedim mi?" Bir keresinde uzunca süre, çok güzel yazan bir gence, uzun süre oğlum diye hitap etmişim. Bir gün dayanamadı yavrum "Ece abla ben erkek değilim yaaa" deyince nasıl şok oldum bilemezsin. İyi sabretmiş kızcağız:)))
    Çok güzel, bazen sıkıntılı ama sonunda güzel bir gün geçirmişsiniz Kamer. Arkadaşlık ne kadar mutlu edici bir şeydir. Allah ayırmasın canım. Bir de notlarına bayıldım...
    Ben normalde pek sosyal değilim, yabancı biriyle konuşurken, illa ki yanımda taşıdığım not defterimi ve kalemimi çıkarır, bir şeyler çizerim. Rahatladıkça değişir çizdiklerim. Öyle bir alışkanlık işte...
    Eğitimin boyunca ve hayata atıldığında dilerim hep başarılı ve mutlu ol kızım. Sevgilerimle Kamer :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ne demek Ece ablacım ben alıştım zaten otobüste dolmuşta da ''Oğlum şurdan bir kişi uzatsana'' falan diyorlar :D Hiç sorun değil yani :))

      Amin ablacım, gerçek bir dostumsa Allah ayırmasın :)

      İyi dileklerin için çok teşekkür ederim, hak eden ve emek veren herkes başarılı ve mutlu olsun :)

      Sevgilerle ablacım ^^

      Sil
  3. Bu neşeli bloğunuzu daha yeni keşfettim. Ve itiraf ediyorum, bu blog yazınızın içinde resmen kayboldum. Çok titiz, çok özenle yazılmış ve okurken resmen mimiklerim beni tebessüm etmemden alıkoyamadı. Her bir cümlede kaybolan benden, size selamlar. Bloğunuzu takipte kalacağım :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Blog hayatım boyunca beni en çok mutlu eden yorumlardan birine imza atmış oldunuz :))

      Çooook teşekkür ediyorum ^^
      Her bir cümlede ağzı kulaklarına varan benden, size sevgilerimle ^^

      Sil
  4. ay nefisti bu yazın yaaaaaa çok eğlendim urtiker dışındaaaaa :) maşallah ne dolu günmüş. çok da güldürdün hee :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkürlerr :) Bayağı eğlendik ya şu son 2 aydır iyi eğleniyorum gülüyorum ^^ maşallah nazar değmesin, tahtaya duvara tık tık :D

      Sil
  5. Ne kadar da dolu dolu bir gün olmuş . 😊 Ankara’da taşınalı 3 ay oldu . Ama blogda Ankara’lı ne çok insan varmış . Sizler bahsettikçe ben de tekrardan dönüyor , Kızılay sokaklarında buluyorum kendimi . 😊 Keyifli bir yazıydı , elinize sağlık . Musmutlu günler dilerim . 🌸🌸

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çook teşekkür ederim :)
      Olur da bir gün yolunuz tekrar Ankaraya düşerse burada sizi bekleyen birçok blog dostunuz da olacak demek ki :)

      Güzel bir hafta dilerimm, sevgilerle ^^

      Sil
  6. Ah ah! üniversite yıllar, sen yok musun sen; bitmeyecekmiş gelirsin önce; nasıl da geçip gidiverirsin sessizce, arkamıza dönüp baktığımızda kaybolmuşlardır birden. Sonra da yaşamla boğuşma gelir arkasında.
    Tadını çıkarın derim; hele babanız zengin falansa bitirmeyin anasını satayım, hatta birini bitirin diğerine başlayın. Ben mi? yetmişinden sonra tezsiz yüksek lisans düşünmeye başladım. Şaka gibi değil mi! gerçek gerçek, araştırdım epeyce ama aması var gari. Hoşça kalın, iyi dersler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ne güzel söyledin Halil abi...
      Okumanın yaşı yok.. şu an Tarih dışında Anadolu Üniversitesinden İktisat okuyorum o da bitince Medya ve İletişim Tasarımı inşallah...

      Allah hepimizin gönlüne göre versin.
      Sevgilerimle ^-^

      Sil