8 Temmuz 2018

İşçisin Sen İşçi Kal

Allahımmmm sonunda iş başvurum kabul edildi!! Artık ben de işçi ve emekçi bir bireyim! O kadar çabuk moda girdim ki dünden beridir Tamirci Çırağı şarkısını açıp Cem Karaca'nın ''İşçisin sen işçi kal'' nağmeleri eşliğinde işçi sendikalarıyla ve işçi haklarıyla ilgili araştırmalar yapıyorum.

Daha işe başlamamışım, işin ağırlığıyla ilgili hiçbir fikrim yok, patronum gayet güler yüzlü ve nazik fakat bu benim işçi olduğumu ve birtakım haklara sahip olduğumu değiştirmez. Şimdiden haklarımın bilincinde oluyum ki sömürülmeyim abi değil mi?



Neyse hadi şaka bir yana biraz gerçekçi olalım. İlk iş görüşmesi deneyimimden bahsetmek istiyorum. Yani aslında bundan daha önce bahsettim. Mağazaya gidip görüşmüştüm. Geçen salı da 2. aşama olan mülakata gittim. Bu yazımda onu anlatacağım.

İş görüşmesine gittiğimi şu yazımda yazmıştım -> İlk İş Görüşmesi Deneyimim

O Yazının sonunda da söylediğim gibi Salı günü İK bürosuna mülakat için çağırdılar. Ben de salı günü Bibliyografya ve Bilgisayar derslerimden sonra 15.30'da Kızılay'a gittim. Heyecandan ölüyordum. ''Ya konuşurken detone olursam, ya konuşurken burnumdan sümük fırlarsa, ya konuşurken tükürüğüm adamın yüzüne fırlarsa, ya karnım guruldarsa...'' Allahım ne paranoyalar yaptım ne paranoyalar yaptım anlatamam!! Hayır bir de ne oldu biliyor musunuz? O gün okulun yemekhanesinden şu yemekler çıktı:
->Lahanalı sebze çorbası
->Kuru Fasulye & Pilav
->Turşu

Yani valla gittiğim yeri doğal gaz patlamasından patlatırım diye bile korktum!!

Kendimi sakinleştirmek adına Kızılay'da McDonalds'tan Limonlu Cheescake ile Latte aldım. Oranın lavabosuna  falan girdim, tipimde son dokunuşları yaptım(yani sadece lipbalm sürdüm :D) Sonra oradan çıkıp İK bürosunun olduğu yere geldim, derin bir bismillah çekip içeri girdim...

Ne olur ne olmaz diye yarım saat erken geldiğim için 15-20 dakika kadar orada vakit öldürdüm. Yangın merdiveninden Kızılay'ın Kocatepeye bakan arka sokaklarını falan izledim. Sonra saatim geldi ve büroya gittim. Kalabalıktı. Beni hemen sınava aldılar. Yani altı üstü kıyafet katlaması müşterilerle ilgilenmesi için adam alıyorsun. 20 soruluk zeka, 20 soruluk Türkçe, 20 soruluk matematik sınavı yapmak nedir? Hem ayrıca böyle sınavları ''yapmış olmak için'' yapıyorlar ben size diyim. İlkokul çoçuğunun önüne koy onlar da yapar o soruları.

Neyse işte sınava girdim, ilkokul çocuğu yapar dediğim sınavlarda zeka testinden 80, Türkçe ve matematikten 75 aldım.. (ironiye gelin)

Yazılı sınavdan sonra hemen 14 kişilik bir grupla mülakata aldılar. 14 kişi bir odada, U şeklinde sıralanmış sandalyelere oturup İK görevlisiyle mülakat yaptık. Öyle birebir görüşme olmadı, diğer 13 kişinin önünde konuştu herkes.

Ben mülakat esnasında çoğunlukla kısacık saçları olan tatlı mı tatlı görevliye hayran hayran baksam da sınıftaki diğer olaylara da yetişebildim. Mesela mülakata gelenlerin çoğu profesyoneldi. Bir o kadarı daha önce bu tür işleri yapmıştı. Yani işim gerçekten zordu. Mesela kadın bir soru soruyor, diyelim ki;

''Mesela mağaza müdürünüz size ve Ali diye bir arkadaşınıza bir görev verdi. Siz o görevi yaparken Ali gitti gelmedi. Bir baktınız Ali orada arkadaşlarıyla gülüp eğleniyor. Ne yaparsınız?'' diye sordu. Ben dedim ki:

''Yanıma çağırırım. Eğer gelmezse bir şey demem. İnsanlık hali olabilir ama bu davranışı ısrarla tekrar ederse mağaza müdürüne iletirim''

Sonra milletin cevaplarını dinledim. Anam insanlar nasıl profesyonel göreceksiniz! Neymiş? ''Her şeyi mağaza müdürüne iletmek olmazmış! Çözüm odaklı çalışmamız gerekirmiş!'' Adamlar böyle böyle profesyonel cevaplar veriyor ben masum köylü style cevaplar veriyorum ama dürüstlüğümden ödün vermiyorum. İK görevlisi kısa saçlı kadın soruyor ''Neden bu mesleği istiyorsunuz? Gelecekte bu mesleği sürdürecek misiniz?'' Millet yine döktürüyor, neymiş ''marka değeri olan, inovasyonlu bilmem neli bilmem neli'' cümleler kuruyorlar. Ben ne diyorum? ''Öğrenciyim. Harçlığımı çıkarmak istiyorum. Bu meslekte bir gelecek düşünmüyorum, ben Bizans Tarihçisi olacağım'' Kadın etkilendi. Sonra efenim, kadın yine soruyor:

''Mesela bizde çalışıyorsunuz, 2 ay geçti ve size başka bir firmadan iyi bir teklif geldi. Gider misiniz?''

İşte oradakiler bağlılıktan, marka değerinden falan bahsediyor. Ben ne dedim?

''Valla Kartal Yuvasından öyle bir teklif gelse giderim.'' Yalan mı? Hem de koşa koşa giderim abi :D

Kadın dürüstlüğümden etkilenmiş olacak ki işe kabul edildimmm!!!!!



İş başvurumun kabul edildiğini çarşamba gününden bu yana biliyordum fakat bloga yazmadım. Nazar değmesin diye değil, hazırlamam gereken birtakım evrak* vardı onlarla uğraştım o yüzden yazmadım.

Abi şu işe alım süreci ne saçmaymış. Altı üstü satış danışmanı alıyorsun saçma sapan evrak istiyorsun. Hayır bir de istediği hastane kağıtlarını nereden alacağını da bilmiyorsun. Kimse bilmiyor! İnternette bakmadığım sayfa kalmadı adam akıllı bilgi yazan olmamış.

LC Waikiki, Defacto, Koton gibi markalar satış danışmanı işe alırken hastaneden ''hemogram testi'' ve ''aktif spesifik lezyon yoktur yazılı akciğer grafisi'' istiyorlarmış. Yani ''veremli olmadığını'' ispatlaman gerekiyormuş. Abi verem nedir? Hayır o kadar yüz yüze mülakat falan yapıyorsunuz yani karşınızdaki insan veremli olsa zaten anlarsınız. Onun için hastane hastane milleti koşturuyorlar.

Peki ben bu raporları nasıl temin ettim?

Ankara'da yaşayanlar için söylüyorum; Bentderesinde inip Kaleye doğru çıkarken Hitit Otel'in oralarda Göğüs Hastalıkları Hastanesi var. O hastaneden ''aktif spesifik lezyon yoktur'' yazılı göğüs grafisini almak için 40 liraya röntgen çektirdim. Yine aynı hastaneden 15 liraya 1 tüp kan aldırarak ''hemogram testi'' yaptırdım. Başhekim Ülkü Hanım'a da imzalattıktan sonra işim bitti. Yalnız, hemogram testinin sonuçları 10-20 dakikada, öğlen 11.00'a kadar çekilen akciğer filminin sonuçları ise öğlen 14.00'da çıkıyor haberiniz olsun.

Kimlik fotokopisi, ehliyet fotokopisi, banka hesap cüzdanı fotokopisi, bu aldığım sağlık raporları, öğrenci kimlik kartımın fotokopisi falan filan derken hepsini temin edip poşet bir dosyaya koydum ve çalışacağım yere gidip elden teslim ettim.

Bir aksilik olmazsa Cumartesi günü saat 1'de çalışmaya başlayacağım. Yalnız, daha önce hiç ama hiç çalışmamış, mağaza stili kıyafet katlamayı falan bilmeyen biri olarak AVMlerin en yoğun olduğu hafta sonunda işe başlayıp ne yapabileceğim inanın bilmiyorum.

Neyse, artık ben de bir işçiyim ve kısa vadede işçi kalacağım. Zamanın ne getireceği ise bilinmez...



*Tarih bölümünde okumanın bana kattığı çok güzel bir şey var. Kelimelerin etimolojisini artık daha iyi biliyorum. Mesela ''evrak'' kelimesi Arapça'da ''varak'' yani ''kağıt'' kelimesinin çoğul haliymiş. Yani kağıtlar manasına geliyormuş.
Biz Türkçe'de sık sık evraklar diye kullansak bile bu çok yanlış. Evrak zaten çoğul bir kelime, biz üstüne bir daha -lar ekleyince ''kağıtlarlar'' gibi bir anlamı oluyor. Aklınızda olsun, artık evraklar değil evrak dersiniz ^-^

17 yorum:

  1. Canımmm tebrik ederim, kutlarım seni. EMinim ki her ay, ayın elemanı sen olacaksın.

    Sınav evrakını nasıl ki başarıyla hocalarına teslim ediyorsun, danışmanlığı da layıkıyla yapacaksın kuşkusuz :))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çook teşekkür ederimm :)) Ay inşallah inşallah çok sağoll çok mutlu ettin benii:))

      Sil
  2. Haha süper valla
    Benim butiğim var bişey sormak istersen arayabilirsin

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çook teşekkür ederim desteğiniz için 😍

      Sil
  3. Hayırlı, uğurlu olsun Kamercim. Kolay gelsin, şans getirsin.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim Sezer Hanım :))

      Sil
  4. Adına çoook sevindim gerçekten mülakat olayı çok sıkıntı ama sen baya eğlenerek geçirmişsin umarım okul harçlığını çıkartmak için verdiğin emeğe değer :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ayy inşallah inşallah :) Çok teşekkür ederim ^-^

      Sil
  5. Tatlı kızım. Öncelikle kutluyorum seni. Allah daim eylesin, hayırlı olsun canım. Siz gençler için hep dua ediyorum inan Kamer... Bir vatanım, bir de sizler için.
    Çok hastaydım canım. İlk ziyaretlerimi gerçekleştirip, yorum yazmanın tadını çıkarıyorum. Sevgilerimle Kamer :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Güzel dileklerin ve duaların için çok teşekkür ederim Ece ablacım :)
      Çok geçmiş olsun, hasta olduğunu bilmiyordum, umarım ciddi bir şey değildir ve en kısa sürede sağlığına kavuşursun :)

      Sevgilerimle ^-^

      Sil
  6. Aaaa tebrik ederim, hayırlı uğurlu olsun. Ah ah beyaz yakalılar öyle. İş başvurusu için istedikleri evrakı bir araya getirmek bazen deveye hendek atlatmaktan zor geliyor :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederimm.. Ay evet ya ne koşturdular beni ama hallettim bir şekilde :)

      Sil
  7. Yine ben yine geç bir yorum :D Koooocamaaaaan tebrikler :* Dürüst davranmakla en iyisini yapmışsın. "Kartal Yuvası"ndan teklif gelince tüymek de iyiymiş :D Bu arada çağımızda verem mi kaldı artık. astıma baksalar yine anlarım da, verem oldukça ilginçmiş :D

    YanıtlaSil
  8. heeey zaten işe alınacağını sölemiştim sanaaa :) ya ne saçma evraklarlar :) istiyorlarmış. mağaza için lezyon füzyon onlar ne yaaa :) vaaay işiçi emekçi oldun seeen :) bizans tarihi işçisiiii :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. 2 haftada istifa etmek zorunda kaldım ya şaka gibi :D O kadar koşuşturduğuma değseydi bari ama napalım böylesi kısmetmiş :))

      Sil