22 Mayıs 2018

Allahım, yıldım

Oyy oyy oyy şu hale bakın bloğa girmeyeli 1 ayı geçmiş!! O kadar yoğun bir dönemdeydim ki inanın şu bilgisayarı bile açamıyordum. Bir yandan değişim öğrencisi olarak gideceğim okulun evraklarını hazırlamakla ilgileniyordum, bir yandan ödevlerle uğraşıyordum bir yandan okula gidip geliyordum derken inanın başımı kaşımaya vaktim olmadı.

Ama bu güzel mi güzel wallpaper'i yapmaya vaktim oldu ^-^
Sizce nasıl olmuş? Ben çok beğendim ki konuyla alakasız bir yerde bile bunu göstermek için paylaşıyorum '^-^
500 sayfalık Bizans Tarihi kitabını okuyup özetini çıkartmam, 1953'te Çanakkale Boğazında batan denizaltımızla ilgili web sitesi hazırlamam, hiçbir dersimi kaçırmadan inek gibi notlar tutmam gerekiyordu. Allaha şükür hepsini hallettim ama yıldım!!

Öncelikle, web sitesi yapmak nasıl bu kadar eğlenceli ve zor oluyor şaştım. Üniversiteli ile birlikte günlerce ve gecelerce emek harcadık ve sonuç gerçekten muazzam oldu. Denizaltının tarihçesini, olayın gelişimini, olay sonrası davaları tek tek ellerimizle yazdık. Siteye tasarım yaptık, onlarca içerik, video, müzik ekledik. Cem Karaca hayranlığımı ödevimde de konuşturdum ve sitenin açılışına Cem Karaca'nın yorumladığı Deniz Üstü Köpürür şarkısının

''Benim de bu cihandan gidişim,
memleket sevdasından''

kısmını girişe ekledim. Ödevi hocaya teslim ettim ama halen arada açıp açıp yaptığım mükemmel siteye bakıyorum. Hiç alçak gönüllü olamayacağım kusura bakmayın.

Web sitemizin açılış sayfası.
Sonra efenim, Timothy E. Gregory'nin Bizans Tarihi isimli kitabını okuyup özetini ve raporunu yazmam gerekiyordu. İşte çalıştığım ve şu web sitesiyle çok uğraştığım için o ödevi son günlere bıraktım. Yumurta tavuğun götüne dayanınca da pek olumlu sonuç alamadım tabi. Valla 2 günde koca kitabı okuyup özetini ve raporunu hazırladım ama ne yalan söyleyim içime pek sinmedi. Daha güzel olabilirdi. [Bu arada ben kitabı 2 günde okuyup özeti ve raporu hazırladım, hocaya attım ama sonradan öğrendim ki 5 gün daha sürem varmış!! Keşke bilseydim de acele etmeden güzelce yapsaydım :(( ]

İşte yazmadığım sürede bunlarla uğraştım. Okula gidip geldim, işe gidip geldim, ödevleri hallettim... Bi de hani annemle babam hastanedeydi ya işte biz kardeşimle birlikte kuzenimin evinde kalıyorduk. Gündüz kendi evimdeydim gece olunca kıyafetimi, yastıklarımı, tasımı, tarağımı, çantamı, bilgisayarımı ne varsa yüklenip aşağı kata yatmaya iniyordum. Oradan okula gidiyor, eve gelince yine kendi evime çıkıyor gece yatmaya aşağı kata iniyordum. Yani sizin anlayacağınız hiç kurulu bir düzenim yoktu. Göçebe gibi mülteci gibi hayat sürüyordum ama o da geçtii çünkü annemle babam hastaneden çıktı!! Üstelikkkkkkkk babam sol ayağıyla adım atmaya başladıı!!  Hiç hareket ettiremiyordu ama şu fizik tedavi çok iyi geldi. Bastonla ve bizim desteğimizle yavaş da olsa yürüyebiliyor!! Topuğunu tam basamadığı için şu aşamada düzgün yürümesi zor, ama inşallah zamanla o da olacak. Şu evin içinde bile gidip gelse yeter zaten.


Sonraa hayatımda çok önemli iki gelişme oldu. 14 Nisan 2018'de başladığım işçilik hayatımı 30 Nisan 2018'de sonlandırdım. İlk 1 Mayısımı bile kutlayamadım :(( Ama istifa etmem gerekiyordu:

Başvurduğum Farabi programı olumlu sonuç verdi; seneye İstanbul'da okuyacağım!! 500 lira burs verecekler ama onu almam için çalışmadığımı gösteren bir belge almam lazımdı, mecbur istifa ettim.

Zaten şu çalıştığım süre boyunca gördüm ki Ankara gibi bir şehirde büyük ve işlek bir avm'nin en kalabalık mağazasında çalışmak yürek yemeyi gerektirirmiş. Sabahtan akşama kadar, 10 saat boyunca, reyonda kıyafet katlamak!! Evet, işim buydu ve inanılmaz yorucuydu. Çocuk reyonunda olmama, çarşaf gibi erkek kıyafetlerinin aksine minnoş minnoş çocuk kıyafetler katlamama rağmen inanılmaz yoruldum. Hayır bir de bizim halkımız insan olmadığından bizim halimizden de anlamıyorlar! Sosyal medyada satış danışmanı geyiği çok dönüyor, neymiş ''Sürekli etrafımızda dolanıyorlar, adam akıllı alışveriş yaptırmıyorlar''mışmış!!! E hayvan, sen insan gibi alışveriş yapsan, aldığın şeyi tezgahın üstüne savurmak yerine katlayıp koysan (hadi katlama, katlamak benim görevim tamam ama hiç değilse kenara köşeye koysan), veya ne biliyim o kadar katlı ürünün arasından en alttakini çekip tüm katları bozmasan biz de senin peşinde dolanmayız!!

2 hafta gibi kısa bir süre çalışmış olabilirim ama güzel gözlemler yaptım. Mesela insanlar alışverişe gelince insanlıktan çıkıyorlar. Şöyle bir örnek veriyim, ben masanın bir tarafındaki ürünleri katlıyordum masanın karşındaki ürünlere bakan bir müşteri vardı. Kadın alıp bakıyor buruşturup tezgahın üstüne bırakıyordu. Sonra biz bu kadınla göz göze geldik. Allahım öyle bir domuz bakışı attım ki sormayın. Kadın attığını aldı katlayıp yerine koydu :D Ya ablacım benim orada eşek gibi çalıştığımı görüyorsunuz, biraz empati yapsanız, şu tezgahı dağıtmasanız olmaz mı? Evinizde çocuklarınız odasını dağıtsa hayvan gibi tepki verirsiniz de avm de de siz insanlıktan çıkıyorsunuz!


Neyse ya bu da farklı bir deneyim oldu benim için. İş hayatını öğrendim. Mesela ben part çalışıyordum benim çocuk reyonunda full çalışan bir üstüm vardı. Kız gıcığın tekiydi! Evet, artık görmeyeceğim için arkasından atmam gayet tabii!

Kızla çok ortak noktam vardı. Yaşıttık, Beşiktaşlıydık, ismimiz ikizlerin ismi gibi birbirine benziyordu, tipimiz benziyordu... Ama gıcıktı işte. Beni reyonda tek başıma bırakıp başka reyona desteğe gider veya depoda ürün açmaya giderdi. E tüm gün reyonda duracağıma kıyafet katlayacağıma biraz da ben depoda serin serin yerde oturarak ürün açıyım? Yook! ''Müdür hanım benim açmamı istedi'' derdi. E mal o an seni görmüş senden istemiştir. Biraz da beni yollasaydın depoya belki işten bu kadar kolay soğumazdım. Hani bir de ilk işim ilk günlerim olduğu için müdürlere de söyleyemedim. Zaten 14 gün çalıştım hemen müdüre şikayet edemezdim. Yüz ister abi ya :D

Ya öyle veya böyle hayatımdan böyle bir an geçti. Benim için güzel bir deneyim oldu. Bu işin benim hayatıma çok artıları oldu. İş yerim eve yakın olduğu için annem arabayla işe gitmeme izin verdi. Arabayla tek başıma işe gidip geldim. E böyle olunca annem arabayla yakın yerlere gidip gelmeme de izin verdi. Annemle babamı defalarca kez babaanneme, arkadaşlarına götürüp getirdim, kardeşimle arkadaşını taa Mamaktaki okullarına bıraktım. Asıl patlamayı ise geçen perşembe yaptım, kendi okuluma arabayla gittim!!!


Normalde 07:30'a doğru evden çıkar, servisle okula giderdim. Tabi o saatlerde uyanmak bana zor gelirdi. Perşembe günü arabayla okula gideceğim gün 5'te uyandım :D Abi benim okulum o kadar uzakta ki okulun az ilerisi Kurtuluş Savaşı'nın yapıldığı yer. Oraya gitmek için Anadolu Bulvarından geçmem lazım ki orası sabah inanılmaz kalabalık oluyor. Ben de trafiğe kalmamak için 6 gibi evden çıktım. Bulvar bizim eve 5 dk falan mesafede hemen bulvara indim. Bomboştu. Böyle S çizerek gitsem giderdim bulvar o derece boştu. E tabi kargalar bokunu yemeden yola çıkarsam ne bekliyorum?

06.30'da okula vardım. Kampüse girerken ehliyeti bırakıp otopark fişi aldım. Fişi bi okudum ''ilk saat ücretsiz, sonraki saatler 10 lira'' Allahım ben fakirlik kanına işleyen bir insanım. Saat 3'e kadar okulda kalacağım 90 lira otopark ücreti mi vereceğim diye korku dolu saçma bir hesaba giriştim. Ben sandım ki her saat başı 10 lira yazacak. Meğer 1 saatten sonrası toplam 10 liraymış :D E tabi öyle olacak mal Kamer 90 lira ne?!

Konuyu kendi içimde açıklığa kavuşturduktan sonra gönül rahatlığıyla arabamı otoparka çektim. Biraz arabada oyalandım, yattım, kalktım, yemekhaneye gidip kahvaltı ettim derken derslere girdim çıktım ve sağ salimce eve döndüm.

Şimdi önümüzdeki hafta finallerim var ve haftanın her günü okulda olmam lazım. Bakalım annem inşallah yine arabayla gitmeme izin verir.

İşte böyle... Yazamadığım son 1 ayımın genel özeti bu. Kendi adıma çok verimli blog adına çok verimsiz bir süreç geçirdim. Finallerim 8 Haziran'da bitiyor. O zaman rahatlayacağım ve bloğa geri dönüş yapacağım. Daha anlatacağım çok şey var... Mesela... 24 Haziran!

Seçimleri kastetmiyorum, onu boşverin, 24 Haziran çok daha kutlu bir gün :


benim DOĞUM GÜNÜM!!!

PS. Uzun zamandır aksattığım blog ziyaretlerini, iade-i ziyaretlerimi 8 Haziran'dan sonra yapacağım, kusuruma bakmayın ^-^

4 yorum:

  1. Özlettin kendini. Başarılı finaller Kamer'cik :))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederimm :)) Ben de sizi çok özledimm şu finaller bi geçsin yine buradayım!

      Sevgilerimle ^-^

      Sil
  2. heeeey, başarılar, yazın yazarsın yaaa, bir deeee, verdiğin haberlere çok mutlu oldum çok neşelendim oleeeey göçebe öğrenciiii :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim :)
      Evett seneye İstanbul'dayım ! Daha çok macera yolda demek kii :))

      Sevgilerimle ^-^

      Sil