12 Temmuz 2018

Böyle Amca Düşman Başına

Öyle bir zamanda yaşıyoruz ki akrabalık bağlarını bırakın aile bağları bile zayıflamış durumda. İnsanlar akrabalarını sevmek bir kenara onları düğünlerine/bayramlarına bile istemiyorlar. Herkes birbirinin arkasından konuşuyor, herkes bir diğerinin yanlışını arıyor. 

Büyüklerden sıkça duyduğumuz ''Nerede o eski ...'' kalıbını şimdi daha iyi anlıyorum. 19 yaşında olmama rağmen ben çocukken bile akrabalık güzel şeydi bayramlar güzel şeydi. Son birkaç yıldır ne bayramın seyranın ne de diğer özel günlerin bir önemi kalmadı. Acaba ben mi çocukken her şeyi toz pembe görüyordum? Yoksa insanlar mı çok değişti? Bilmiyorum.

İnsanlar artık sadece kendilerini, kendi çıkar ve menfaatlerini düşünüyorlar. Komşusunu, dostunu, akrabasını düşünen kalmadı. Çevremizi saran o geniş arkadaşlık doğrusu aile noktasına kadar düştü. 

Ben bu yazıda size kendi akrabalarımdan örnek vereceğim.

Ben lise 2'ye giderken, babannemin ve büyük amcamın ailesinin diğer kuzenlerime yaptığı çifte standart yüzünden annem ablamın düğününde üzüntüden düşüp bayılmıştı. (Bu arada o çifte standarda maruz kalan kuzenimi annem büyütmüş, sebebini yazının devamında anlayacaksınız) Ben de o anki üzüntüm ve sinirimle herkese bağırmıştım : ''Defolun! Annemin başından gidin! Zaten her şey sizin suçunuz!'' diye. Sonra annem iyi olduktan sonra büyüklerime karşı yanlış yaptığımı ve özür dilemem gerektiğini söylemişti, ben de gidip özür dilemiştim. Olay unutulmuştu, yani biz öyle sanıyorduk. Bu olaydan aylar sonra annem safra kesesinden rahatsızlandı ve ameliyat oldu. Hasta ziyaretine gelen yengem ve kızı annem sanki vebalıymışçasına uzaktan uzaktan geçmiş olsun diyip gittiler. Sonradan da başka bir akraba vasıtasıyla öğrendik ki o sinsiler hala benim arkamdan konuşuyorlarmış.'' Kamer düğünde bize şöyle şöyle demişti o ne yılan o'' diye. Vallaha HOŞT! Benim orada annem bayılmış bir anlık sinirle söylemişim, siz o olaydan aylar sonra annem ameliyattan çıktığında yanıma gelip ''kızım nasılsın? annen ameliyat oldu bir eksiğin gediğin var mı? ne yiyip ne içiyorsunuz, okula nasıl gidip geliyorsun?'' diye soracağınıza aylar önceki ayın muhasebesini yapıp arkamdan konuşuyormuşsunuz! Annem bunu duyunca tabi bi sinirlendi bi sinirlendi. Şimdi arkadaşlar ben de değerli bir çocuğum, şöyle ki ben annemle babam evlendikten 18 sene sonra doğmuşum. (Bu yüzden annemle babam küçük amcamın küçük kızını yanlarına alıp büyütmüşler. Ablam annemle babamı öz ailesiymiş gibi sever) Annemle babamın gözünde ne kadar değerli olduğumu siz düşünün. Bana atılan en ufak lafta ikiside köpürmeye ve herkesi silmeye hazırlar. Ki onlar da zaten öyle yaptılar. O olaydan sonra büyük amcamla ve ailesiyle hiç konuşmadık.




Taa ki geçen yıla kadar. Geçen yıl babam hastalandığında geçmiş olsun demeye hastaneye geldiler, gelmez olasıcalar. Güvenlikle anneme haber gönderip ''sen çık biz geleceğiz'' diyen, babama gelip de ne anneme ne bize bakmayan, ''yeğenim nasılsın'' diye sormayan, babam ''abi çalıştığım maaşımı da kestiler. iki çocuk okuyor, nasıl geçineceğiz?'' diye sorduğunda ''geçinirsiniz geçinirsiniz'' diyen bir amcam var siz düşünün. Allaha şükür kimseye muhtaç değiliz ama insan böyle zor zamanlarda akrabalarından bir hal hatır sorma, manevi bir destek bekliyor. Beklemiyor mu? 

Küçük amcam bundan da beter. Ne zaman bize gelse veyahut ne zaman biz onlara gitsek ilk lafı ''benim de hiç param yok'' oluyor. -istisnasız, her gidişimizde- Ulan biz senden para mı isteyeceğiz? Adam ondan korkuyor da öyle diyor. Ha bi de bu küçük şöyle yapıyor, bize geliyor bizden ne duyarsa büyük amcamlara yetiştiriyor. Bu da öyle sinsi öyle yılan. 




Hani biz babamın engelli raporu sayesinde yeni araba almıştık ya (Bu yazıda bahsetmiştim) şimdi de onu laf ediyorlarmış. ''Ne gerek varmış o kadar pahalı araba almaya? 7000 liralık araba neyimize yetmiyormuş?'' Lan göt bizim sattığımız araba zaten 30000 liralık arabaydı. 7000 liraya araba alacağımıza arabamızı hiç satmazdık? Ama devlet bize öyle bir imkan verdi, biz de bu imkandan faydalandık. Babam biraz daha iyileştiğinde bu arabayı kullanabilir, otomatik araba sonuçta. Eskisi doblo tipi manuel vites arabaydı. Hala bunun lafını yapıyorlar. Hele bir de yeni arabayı ben kullanıyorum ya neden bilmiyorum bu onlara çok fena batıyor. Benim okuduğumu, tatile gittiğimi, araba kullandığımı... hiçbir şeyimi çekemiyorlar. Duyuyoruz bunları...

Ama durun durun asıl bomba ne oldu biliyor musunuz? Babannem yaşlı olduğu için yıllar önce ev-tapu işlerini yürütsün diye büyük amcama vekalet vermiş. Her şeyi o yönetiyordu ne babannem ne biz neyin ne olduğunu bilmiyorduk. Ama geçen pazartesi babannem bizdeyken annem babannem ben üçümüz birlikte PTT'ye gittik ve babanneme e-devlet şifresi aldık. E-devletten baktığımızda babannemin üzerine 3 ev 2 dükkan çıktı. Biz 2 ev 2 dükkan sanıyorduk. Meğer büyük amcam olacak olan o şerefsiz o diğer evi bizden saklıyormuş! Yıllardır şu evi işini görüşelim diyince kaçması bundanmış. Ulan şerefsiz, senin öp öz kardeşin hasta yatıyor, iki kızı var okuyor, sen nasıl utanmadan bizden mal kaçırmaya çalışıyorsun? Bence onlar şöyle düşünüyor ''Kardeşim zaten hasta, ona verdiğimiz mal kızlarına kalacak'' Kalsın göt. Sanki sen ölünce kime kalacak? Senin çocuklarına değil mi? Ayrıca hasta olan değil vadesi gelen ölür bunu bilmiyor musun? İnşallah bu yaptıkların burnundan fitil fitil gelir.


Yazı boyunca çok küfürlü konuştum, lütfen kusuruma bakmayın. Onlar senin amcaların öyle deme de demeyin. Ben ne amcalık gördüm de onlara amcammış gibi davranacağım Allah aşkına siz söyleyin? Allahlarından bulsun bu vicdanı kurumuşlar...

14 yorum:

  1. Rahatladın mı biraz? İçini güzek dökmüşsün. İnsan okurken keşke kurgu olsa diyor, sanki bizim çevremizdeki ilişkiler çok farklıymış gibi. Gerçi seninki benim bile içimi kararttı, ben bile okurken amcanlara küfrettim, en son ev konusuna dayanamadım. Neyse hem yaşım hem de yabancı olmam nedeniyle özür dileme mecburiyetim de yok. İyi oldu, hakettiler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet evet içimi döktüm rahatladım valla. Hem bunları yazmazsam ileride unuturum ben. Yazdım, yazmakla da kalmayıp paylaştım. Herkes okuyup görsün istedim, bizde mi kusur var onlarda mı insanlar görsün istedim. Engelli olan babam mı yoksa onlar mı görsünler istedim. Benim babam biraz bizim yardımımıza muhtaç, amca olacak o kişiler de ''insanlığa'' muhtaç.
      Yorumunuz için çok teşekkür ederim.
      Sevgiler ve de saygılar...

      Sil
  2. Canım benim geçmiş olsun atlattığınız bu badireler için. Ama kardeşler arasında maalesef olabiliyor bu tür tatsızlıklar. Adil ve bilge aile büyükleriniz varsa şanslısınız. Yoksa işler büsbütün karışıyor maalesef. Her şey tez vakitte ve en adil şekilde çözüme kavuşur inşallah Kamer'ciğim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Maalesef öyle Yıldız :( Güzel yorumun ve iyi dileklerin için gerçekten çok teşekkür ederim ,
      sevgiler ve de saygılar^-^

      Sil
  3. Kamer'ciğim seni de diğer arkadaşlarımı da çok özlemişim, önce onu belirteyim.

    İnan üzüldüm, maalesef para denen şey ve çıkar denen şey var ya, işte insan olan bunu ikinci plana atar ama insan olamayanlar ilk plana parayı koyar, para söz konusu olunca ne ana, ne baba, ne kardeş, ne amca, ne şu, ne bu tanımayanlar var.:( Ne diyebilirim akrabalarımızı seçemiyoruz, Allah yardımcın olsun her konuda canım, arabanızı da güle güle, kazası belasız kullanın.
    Sevgiler :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Güzel yorumun için çok teşekkür ederim Müjde ablacım seni tekrar burada görmek çok güzel :)
      Maalesef akrabalarımızı seçemiyoruz dediğin gibi :( Gelmeseymiş daha iyiymiş ama bize de gele gele karpuzun keleği gelmiş. İşte atsan atılmıyor satsan satılmıyor, uzakta durdukları halde başımızı ağrıyor bunlar. Allah herkesi böyle paragöz, insanlıktan nasibini almamış mahluklardan korusun.
      Yorumun ve güzel dileklerin için tekrar çok teşekkür ederim ablacım,
      sevgiler ve de saygılar ^-^

      Sil
  4. ay aman haklısın tabikideee hiç görmeyin aman da gelmesinle baksana zehir gibi dilleriiii :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ay valla ya evlerden ırak olsun bunlar gibilerii

      Sil
  5. İçini döküp rahatlamışsın canım. Maalesef bu tipler hemen her sülalede mevcut. Hele bir de aile büyükleri gözü kapalı evlatlarına güveniyor ya, evlatlarda hemen ali cengiz oyunu düzenliyor. İşte o zaman dananın kuyruğu kopuyor.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet maalesef öyle :( Herkes kendi menfaatini düşünüyor artık.. Ne diyeyim Allahlarından bulsunlar bunlar ve bunlar gibileri...

      Sil
  6. Akrabalar hep böyledir. Benimde İzmirde ,ki amcam var rahmetli oldular. İkiside çok zengin İzmirin gizli sakıp sabancısı derler kendilerine. Saatçi olan bir gün izmirden ben eve dönerken cebinden para çıkardı verecek, bende gerek yok amca çocuk değilim ( üniversitedeydim) dedim. O nedese beğenirsin. İstemem istemem dersin ama yan cebime de koy dersin!!!!! Diğeride misafir sevmez yine izmirde iken amca bir gecede sende kalayım ertesi gece eve dönücem kızmayasın dedim mesaj attım, mesaja dönüş olmadı. Ağlaya ağlaya eve döndüğümü bilirim. Zenginler kendilerinden para beklenildiğini hissederler daima. Birde ağlaşanlar vardır ki acırsın para verirsin, bunlara da anafor geçinenler denir.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Birileri parayı mezara götüreceğini sanıyor birileri de paranın her şey olduğunu.. Paraya verdikleri önemi ailelerine, eşlerine, dostlarına verseler asıl o zaman kalıcı olurlar bunu bir türlü anlayamıyorlar.
      Çok üzücüdür ki ailelerimizi akrabalarımızı kendimiz seçemiyoruz. Allah herkesi iyilerle karşılaştırsın valla.

      Sil
  7. Seni gayet iyi anlıyorum, maalesef mal kaçıran, düşüncesiz amca bizde de var. Her zaman çocukluğumu özlüyorum, çocukluğumdaki o masum zamanları... Böyle çıkarcı, lanet insanları tanımasaydım. Annemin bana verdiği 25 kuruş için sevinip koşa koşa bakkala gittiğim zamanlara, akrabalarımın gerçek yüzünü görmediğim zamanlara dönebilseydim... keşke...
    Deep iyi ki önermiş bu güzel blogu keşfetmek iyi oldu. Bana da beklerim. :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim, hemen geliyorum ^-^
      Ahh keşke, keşke...

      Sil