13.08.2018

Garip..

Bir önceki İstanbul yazımda değinmeyi unuttuğum bir olay var. Aslında değinmeyi mi unuttum yoksa ayrı bir başlık açıp eleştiriyim diye düşündüğümden mi yazmadım pek hatırlamıyorum. Her neyse, öyle veya böyle bu yazımda o olaya değineceğim.


Geçtiğimiz perşembe günü teyzem, eniştem, kuzenlerim, annem ve ben benim yurt işini hallettikten sonra Eminönü'ne balık ekmek yemeye gittik. Oradaki merdivenlere oturup yemeğimizi yerken ben İstanbul görmüş masum Ankaralı olarak etrafı süzüyordum. Hayatımda hiç görmediğim kadar Arap, Suriyeli ve Hintli insanlar gördüm. Bizden ne kadar farklı olduklarını gördüm.

Beni şaşırtan olay ise çok garip oldu. Balık ekmek yediğimiz yerde bizim üst basamakta seccadeyi altına sermiş ve üstüne oturan bir Arap vardı! Buna çok şaşırdım. Yani bir insan ibadet ettiği örtünün üstüne neden oturur? 

Hayır, bu kadar da değil. Daha sonra ne oldu biliyor musunuz? Adam üstüne oturduğu seccadeyi aldı karısına verdi karısı da aldı merdivenlerin üstüne serip namazını kıldı!! O kalabalığın, o pisliğin içinde!!

Ya abi madem o kadar temizsin, götün kirlenmesin diye seccadeyi altına alıp oturuyorsun(!), e peki karın neden o kirin pisin kalabalığın içinde namaz kılıyor? Yani Araplar pis derdi de inanmazdım.

Millet orada balık ekmek yiyor, ağzına kılçık gelen çıkarıp yere atıyor. Sen hangi akla hizmet öyle pis bir yerde öyle kalabalık bir yerde namaz kılıyorsun? Yani benim babannem namaz kılarken o odada resim, fotoğraf, oyuncak vs varsa orada kılmaz. Namaz kıldığı yerin sessiz ve temiz olmasına özellikle dikkat eder. 

Hayır bi de Eminönünde cami olmasa ''neyse'' dersin de, 10 metrede bi cami var. Git birinde kıl. Yemek yedikten sonra ellerini yıkamadan, o pis yerde, o seste gürültüde nasıl namaz kılarsın gerçekten anlayamıyorum.


BİR TEK BU DA DEĞİL..

Başka bir garibime giden olay da şu oldu,

İstanbul'daki neredeyse tüm dükkanların tabelasında Türkçe'nin yanında Arapça yazılar da yazıyor. Esnaf uyanık tabi, orada Araplar falan bol diye Arapça tabelalar yapmışlar. Yani Ankara'da sadece Siteler Karapürçek tarafına giderken Arapça tabelalar görüyordum ama İstanbul'da her yerde Arapça tabelalar var!! 

Şimdi şöyle bi düşündüm de, elin yabancısına Türkiye diyince hemen aklına İstanbul geliyor. Herkes başkenti İstanbul sanıyor ve neredeyse Türkiye'ye gelen tüm yabancılar İstanbul'a uğruyor. Araplar da İstanbul'a çok sık uğruyor hatta sanırım Türkten çok Araplar var. Hal böyle olunca elin Avrupalısı Amerikalısı Asyalısı Türkleri Arap sanıyor. Yani düşünsenize bir yere gidiyorsun her yerde Arapça tabelalar, her yerde Araplar... Yabancıların bizi Arap sanmasına, Arapça konuştuğumuzu sanmasına hep şaşırır ve ''ne salak bunlar'' derdim ama şimdi hak veriyorum. Ben yabancı olup da bu manzaraları görsem ben de Türkiye'dekileri Arap sanardım.
Hele bir de ne olmuş biliyor musunuz? Suriyelilerin zenginleri Fatihteki iş yapan dükkanları hep satın almış. Hep de birbirlerinden alışveriş yapıyorlarmış. Yani Türklerin dükkanlarına uğramıyorlarmış. Besle kargayı oysun gözünü derler ya öyle işte. Bana bunları kalacağım yurttakiler söyledi. 
Ya savaştan kaçıp buraya geldiler de savaştan kaçan yine zenginler olmuş. Gariban halk hala orada ülkesinde kalıyor. Bir tarihçi olarak bu bana çok tanıdık geldi.

Bizim Türkler dükkanlarını Suriyelilere satmış, satmayanlar Araplara satış yapabilmek için tabelalarını Arapça yaptırmış... Yani esnaflarımız da para kazanmaya çalışıyor tamam ama şu hayatta paradan daha önemli şeyler var. Umarım bunun farkına varırlar. Daha da geç olmadan...

10 yorum:

  1. Ölmüşüz de ağlayanımız yok derdi eskiler buna Kamer'ciğim.
    Anlattığın pislik ortamında asla namaz kılınmaz, ben rahmetli annemden biliyorum, namaz tertemiz odada, tertemiz halıda kılınır, halı pis olmayacak, pisse elektrikli süpürgeyle süpürecek, bir şey dökülmüşse sabunlu suyla sileceksin, öyle yani...onlarınki GÖSTERİŞ..ayrıca namaz kılmak ibadet yani insan konsantre olacak, ibadetine odaklanacak o kalabalık, gürültüde nasıl ibadete odaklanır ki insan, cami madem yanıbaşındayken?

    Bunlara milyon Dolarlar ödendiğini de biliyorsun canım:( Ülkenin MİLYON MİLYON DOLARLARINI SURİYELİLERE AKITTIK marifet gibi söylemişti hükümetin başı. !!! Şimdi sürünecek hale geleceğiz dilerim sadece bunlara oy verenler sürünsün.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ayy hiç sorma abla ya kendi ülkemizde bizden daha ayrıcalıklılar. Arkadaşlarım, tanıdıklarım üniversiteye gitmek için dişini tırnağına takarken onların yan gelip yatmasına dayanamıyorum! Bi de gelmişler bizim ülkemizde arapça tabelalı dükkan açıyorlar. Ulan bu topraklarda yüzyıllardır birlikte yaşadığımız Ermeniler, Rumlar, Kürtler, Çerkesler, Süryaniler...vs. kendi dillerinde dükkan açamıyorlarken bunlara ne oluyor, bu kadar ayrıcalığı nasıl verebiliyoruz?!
      --
      Amin ablacım, amin..
      Sevgilerimle ^-^

      Sil
  2. Artık o tabelalara ceza gelecek belli oranda yabancı kelimeler içerecek merak etme :)

    YanıtlaSil
  3. çok haklısın evet yaaaa taksim mesela arabistan gibi oldu, büyükada da öyle. istanbulun hoş olmayan yönlerinden biri bu işteeee :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yapma yaa :(( Büyükadayı hep çok merak ederdim, orayı çok severdim. Orada da böyleyse durum vahim :((

      Sil
  4. Türkçe olmayan tüm tabelalara yasak gelsin. Arapçasına İngilizcesine.. osuna busuna.. sokakta kafanı nereye çevirsen yabancı isimli mağazalar,
    yiyecek dükkanları (hani şu ne gereği varsa???, fast-food dedikleri..)..
    kendi ülkemde kendimi yabancı hissettiriyor..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ay valla ya! Aynen öyle efenim, aynen öyle..

      Sil
  5. Merhabalar.
    İslam'ı gereği gibi yaşayan milletlerin başında Türkler gelir diye iddia ediyorum. İslam dini nerede doğdu, nerede gelişti ve nereden yayıldı biliniyor ama, nerede yaşanıyor diye bir soru ortaya atacak olursak ben sınırlı bilgilerim dahilinde Türkiye derim. Ancak, İslam'ı kendilerine kimlik yapan Malaylar'ı da unutmamak lazım. Biz nasıl Arapları beğenmiyorsak, Batı da aynı şekilde biz Türkleri beğenmiyor. Batı Türkleri, İstanbul'u gezen ve İstanbu'da görünen Arap turistlere göre değerlendirmiyor. Bence Batı, Arapları da Türkleri de çok iyi tanıyor ve biliyor. Suriyelileri bu ülkeye dolduran idare ve zihniyetten şikayetçiyim. Bizim derdimiz zaten bize yeterken, Suriye gibi bir çocuğumuzun daha olması, Türkiye'nin asla hak ettiği bir ceza değildir. Ben böyle durumlarda, konuya hümanist yaklaşanların aksine gerçekçi yaklaşmak istiyorum ve Suriyeliler ülkelerine gönderilsin diyorum. Bu konuda söylenecek daha çok şey var ama, gecenin ilerleyen vaktinde daha fazla bloggerlerin başını ağrıtmak istemiyorum.

    Çevrenizde gördüklerinizle ilgili değerlendirmeleriniz ve tespitleriniz çok güzel. Kaleminize ve yüreğinize sağlık ve mutluluklar dilerim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba Recep Bey güzel yorumunuz için çok teşekkür ederim, beğenmenize çok sevindim.
      Bence de İslam'ı en güzel yaşayan toplumlardan biri biziz. Benim asıl sitemim Arap Kültürünü İslam sananlara... Suriyeliler konusuna gelince kesinlikle size katılıyorum. Ben de o konuda humanist olamıyorum ne yazık ki.

      Sevgilerle ^-^

      Sil